Uyku ile uyanıklık arasında, her şeyin eşiğinde durabileceğin o bitimsiz zamanda göğüs kafesime karanlık kondu. Önce sızamadı içeri, döndü durdu. Sonra başladı fısıltılar, karanlığın içindeki gölgeler kulaklarımı aşıp kafesinde çile çeken kalbime fısıldamaya başladı. O kadar yalnızdım ki, 'korkuyorum' diyebildim sadece. Birisi geldi 'korkma' dedi. Umudum yeşermişti. "Korkma, korkunun ecele faydası yok". Bu kadar acımasızdı insanoğlu.