"Toplum bir bütün olduğu için, duyduğu acı onu oluşturan parçalara iletilecektir. Fakat o zaman da parçalandığı vakit genel yaşamın düzenli koşullarının aynı ölçüde sarsıldığının mutlaka farkına varacaktır. En iyi parçamızın asılıp kaldığı amaç toplum olduğu için ondan koptuğumuzu hissettiğinde etkinliğimizin de amaçsız kaldığının kesinlikle farkına varacaktır. Mademki biz onun yapıtıyız; kendi düşüşünü, çöküşünü duyunca yapıtının da artık bir şeye yaramadığını fark edecektir. İşte hiçbir bireyden kaynaklanmayan, fakat toplumun içinde bulunduğu çözülme, ayrışma durumunu dışa vuran çökkünlük ve düş kırıklığı akımları böyle meydana gelir. O akımların anlattıkları toplumsal bağların çözülmesidir, bir çeşit ortak bıkkınlık, yılgınlık, bireysel üzgünlüğe benzer toplumsal tatsızlık durumudur; süreğenleştiğinde bireyin olumsuz organik durumunu kendine göre anlatır.."
"Yaşamın bir varsayımdı. Yaşlanıp ölenler bir geçmiş yığınıdır. İnsan onları düşününce, oldukları şey gelir gözünün önüne. Seni düşündüğümde olabileceğin şey geliyor. Sen bir olasılık yığını oldun, hep öyle kalacaksın.."