Ah, o kaygısız gençlik zamanları! Ah, altın gençlik! Ah, bu yorucu hayattaki tek kıymetli şey, sahip olduğumuzda ne kadar az değer veriyoruz sana ve seni kaybettiğimizde ne kadar yas tutuyoruz!
Sayısız kederden apak oldu başım, bin yıl içinde hüzne aşina oldum ama o gün belleğimde hâlâ dipdiri, çünkü bir kilometre taşıydı: bana ilk gerçek yürek sızısını, ilk gerçek gönül kırgınlığını getirmişti.
Eskisinden daha mutluyum. O düşünceden uzak kalmaya çalışıyor ve gündüzleri başarılı da oluyorum, mutluluk duyuyor ve acı hissetmiyorum. Ama gece rüyama giriyor; tekrar tekrar.
İlk başta ne için yaratıldığıma akıl sır erdirememiştim, ama artık anlıyorum: bu muhteşem dünyanın gizlerini araştırmak, bir şeyler keşfettikçe sevinç duymak ve tüm bunları yarattığı için Yaradan'a şükretmek.