-Yoksa yavaş yavaş ölmeye mahkûmuz,
-Gidersek de bazılarımız erken ölecek, dedi ilk kör,
-Ölecek olan zaten şimdiden ölmüş ama farkında değil, Ölecek olduğumuzu doğduğumuzdan beri biliyoruz, Bu yüzdende, bir bakıma hepimiz ölü doğmuş sayılırız,
Öldü, hepsi bu, neden öldüğünün önemi yok, bir insanın neden öldüğünü sormak saçmadır, neden öldüğü zamanla unutulur, yalnızca bir tek sözcük kalır geriye, Öldü..
İşte benim bedenimin resmi, diye düşündü, buradaki bütün kadınların bedenlerinin resmi, onunla bizim aramızda bu hakaretlerle bizim acılarımız arasında sadece tek bir fark var, bizler şimdilik hâlâ hayattayız.
Doktor bir ağlama duyar gibi oldu, duyulur duyulmazdı ses, ancak gözlerden süzülüp dudakların kenarına yavaşça akan, orada kaybolup, insanoğlunun anlaşılmaz sevinçlerinin ve acılarınım sonsuz çevrimini yeniden başlatan gözyaşları çıkarabilirdi böyle bir sesi.
-Doktor bey iyimsersiniz,
-İyimserlik değil bu, sadece bu yaşadıklarımızdan daha kötüsünün olabileceğini hayal edemiyorum,
-Bense, kötü yürekliliğin ve kötülüğün sınırı olabileceğine güvenmiyorum,
-Belki de siz haklısınız, dedi doktor,