Ama neden içim üzgün yine? Meçhulden korkma mı bu? Alışkanlıkları terk etmenin tesiri mi... Yoksa?.. Hayır, bu, saadetin fazlalığından! Ne kadar zayıfım, değil mi? Affet beni!..
insan sözü, yıldızları aşka getirmek istediğimiz zaman, ancak ayıları dans ettirecek havalar çalabildiğimiz çatlak bir kazan gibiydi, ruhun da doluluğu bazen en hoş teşbihlerle dolup taşamaz mıydı sanki?..
Fakat kim kendisini bu kadar mutsuz etmişti? Hangi görülmemiş felaket onu böyle altüst etmişti? Başını kaldırdı, kendisine bu kadar acı çektiren sebebi arıyormuşçasına, etrafına bakındı..