"Herkes ölünce ardında bir şeyler bırakmalı, derdi dedem. Bir çocuk, bir kitap, bir tablo, inşa edilmiş bir ev veya duvar, yapılmış bir çift ayakkabı. Veya ekilmiş bir bahçe. Elinin bir şekilde dokunduğu bir şey..."
"..Dünyada kim bilir kaç fıkra eksik ve dedemin elleri kim bilir kaç posta güvercinine dokunmadı. O dünyayı biçimlendirdi. Dünyaya bir şeyler yaptı. Onun öldüğü gece, dünya on milyon iyi eylemden mahrum bırakıldı."
"Biliyorum, biliyorum. Hata yapmaktan korkuyorsun. Korkma. Hatalardan fayda sağlanabilir. Ben gençliğimde cehaletimi insanların gözüne sokuyordum yahu. Beni sopalarla dövdüler. Kırk yaşıma geldiğimde, kör aletimin ucu benim için iyice sivriltilmişti artık. Cehaletini gizlersen kimse sana vurmaz ve asla öğrenmezsin.."