“..Bizim şu karnımız var ya! Konuşmayıp da sustuklarımız, içimize attıklarımız, şiştiklerimiz, şişip de istifra edemediklerimiz…İşte bunlar bizi başka biri yapıyor, yabancı yapıyor.”
Hepimiz aslında yalnızca kaçırılmış bir kalp atışı, pıhtılaşmış bir hücre, zayıf bir damar duvarı uzaklığında ölümü bekliyoruz; dalgın bir sürücü, dikkatsiz bir duvar ustası, bir köpek balığı; bir adım, bir çığ, bir katilin bıçağı kadar yakınız ona…