📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Selam millet! Nasılsınız?
Geçenlerde elime aldığım ve nihayet dün itibarıyla bitirdiğim bir kitaptan bahsetmek istiyorum: İrfan Saruhan’ın “Herkesin Bir Hikâyesi Vardır!”
Öncelikle, kapağına bayıldığımı söylemeliyim; o Galata Kulesi çizimi falan... Tam İstanbul aşkı! Kitap, 2020 Everest İlk Roman Ödülü’nü almış, ki bu da hemen dikkatimi çekti. Tür olarak baktığımızda, içerisinde 80’li yılların İstanbul’u, Sinop Kapalı Cezaevi gibi güçlü temaları barındıran, bolca insan hikayesine odaklanmış bir roman. Yani derinlik arayanlar için güzel bir başlangıç.
Kitap, farklı karakterlerin, özellikle de o dönemin zorlu şartlarında ayakta kalma mücadelesini anlatıyor. Aşklar, kayıplar, hayata tutunma çabası... Gerçekten de adı gibi, her karakterin bir sesi var gibi hissettiriyor.
Şimdi gelelim benim hislerime... Kitabın kalitesine lafım yok, yazarın dili ve anlatımı akıcı. Ancak dürüst olmam gerekirse, bu hikayenin ana damarı tam olarak benim kafa yapıma uymadı sanırım. O dönem atmosferi ve ağır temalar yer yer bende beklediğim o vuruculuğu yaratmadı.
Ama... Eğer sen de benim gibi bazen farklı türleri denemeyi seviyorsan ya da 80’ler Türkiyesi’nin o kendine has hüzünlü ve dirençli ruhunu merak ediyorsan, bu kitabı bir şans vermelisin. Belki de senin için tam isabet olur! Kim bilir, belki de senin en sevdiğin kitaplardan biri olur bu ‘herkesin hikayesi’.
Siz okudunuz mu?
Ya da okumak isteyenler ne bekliyor?
Yorumlarda konuşalım!