Bazı günler içimde hiç şarkı çalmıyor. Dinliyorum, kulak kesiliyorum ama hiçbir ses duyamıyorum. İşte öyle anlarda istikbalimle ilgili umutsuzluğa kapıldığım oluyor. Bu duyguyu beslememeye çalışıyorum. Çıkıp biraz yürüyüş yapıyorum, güzel bir gün batımına denk geliyorum örneğin, ufaktan toparlanıyorum. Yani bazen zorlamak gerekse de dünyadan umudumu kesmiyorum Osman.
Duyguları çok fazla başıboş bırakırsan çeker giderler, ben bu olaydan bunu anladım. Giderler ve dönüp arkalarına bakmazlar bile. Kendisine saygısı olan varlıklardır duygular. Yeteri kadar iyi değerlendirilmedikleri yerde durmaz, daha gerçek hissedecekleri bir yuva aramaya koyulurlar. İşin aslı, buna da layıktırlar. Bize konup sonra kuşlar gibi uçan o aşk da, umarım ihtiyacı olan birilerine gitmiştir Osman..
Adet meselesi bence evrimin kadınlara attığı en büyük kazık. Metabolizmamızın binlerce yıldır bunu çözememiş olmasına inanamıyorum. Her ay sürekli inip çıkan elli çeşit duyguyla dolup taşıyorum. Kendimle baş edemediğimde işte bazen böyle sana sataşıyorum. Fakat bunlar kalıcı duygular değil Osman, ben barışmak istiyorum.