Gidenlerin anıları acıtır. Ama hiç gelmeyenlerin özlemleri başkadır, tanımlayamadığımız bir boşluk bırakır insanın içinde. Sebebini bilmeyince ilacını da bulamazsın.
Muhabbet, Arapça hubb kökünden gelir. Bu kelime sevmek, meyletmek, istemek anlamlarına gelir. Buğz kelimesinin zıddıdır. İnsan hoşlandığı, bildiği şeylere muhabbet duyar, hoşlanmadığı, bilmediği, tanımadığı şeylere de buğz eder. Okuduğum bir kitapta, insanların arasındaki düzenin ancak muhabbetle sağlanabileceği yazıyordu. Muhabbetin olduğu insanların arasında adalet aranmazdı çünkü adalet hak aramaya yarardı. Birbirine muhabbet duyan insanlar ise sevdikleri için haklarından feragat eder ve ortada çözülmesi gereken bir hak meselesi kalmazdı. Ancak muhabbetin olmadığı yerlerde adalete ihtiyaç vardı. Muhabbet ikiliği ortadan kaldırır, adalet ise ikilik ortaya çıktığı zuhur eder.