İçsel öğrenciler yüksek sınav sonuçlarını kendi yeteneklerine ve çok çalışmalarına bağlarken, dışsallar sadece şanslı olduklarını ya da sınavın kolay olduğunu söyler. lçseller geribildirimin ardından beklentilerini ona göre ayarlar, yani bir sonraki sınava nasıl hazırlanmaları gerektiğini bilirler. Dışsallar ise kötü performansın ardından bahane bulmaya çalışırlar (Basgall &: Snyder, 1988).
Yakın zamanlı bir araştırma, dışsal kontrol odaklı HIV-pozitif erkeklerin, içsel kontrol odaklı erkeklere göre içinde bulundukları durumdan dolayı daha çok depresyona girme eğilimi olduğunu bulmuştur (Evans, Ferrando, Rab kin, &: Fisherman, 2000).
Ancak engellerden gözü korkan, bir sorunu düzeltmek için hiçbir şey yapamayacaklarını düşünen insanlar zaten engellerle ve güçlüklerle dolu bu dünyada hiçbir yere ilerleyemez.
Özellikle serotonin adlı sinir ileticisi, öğrenilmiş çaresizlikte ve depresyonda önemli bir rol oynar. Başka araştırmacılar da öğrenilmiş çaresizliğin gelişmesinde hormonların rolünü incelemiştir. Örneğin dişi fareler, adet kanaması döngüsünün östrojen düzeyinin yükselmeye başladığı aşamada, öğrenilmiş çaresizlik geliştirmeye daha yatkındır (Jenkins, Williams, Kramer, Davis, & Petty, 2001.)
Ciddi bir depresyon geçiren insanlar, bazı sabahlar yataktan kalkmak bile istemiyordu. Çok az şey ilgilerini çekiyor ve hiçbir şeyin onları iyileştiremeyeceğini düşünüyorlardı.