Hakikaten düşkün, ruhen mâlul olanlara,dejenerelere, biraz başka türlü muamele edilmesini anlarım… Fakat bu arada yanlış anlaşılmışların, yahut iyi anlaşılmamışların da yanmasından çok korkarım…
Kızlardan bazıları ya aile terbiyesinin tesiriyle ya görenek neticesi olarak hafiflik ederler. Zehra hanım onları koleralı hastalar gibi derhal öteki çocuklardan ayırır ve son derece huşunetle muamele eder. ‘’Kuşpalazına, kızamığa, çiçeğe tutulanları umumun sıhhati namına nasıl arkadaşlarından ayırıyorsak bunları da yine umumun manevi sıhhati için öyle ayırmak mecburiyetindeyiz’’ der.
-Acımak…
Ben insan ruhundaki derinliğin ancak onunla ölçülebileceğine kaniyim.
Evet ,dibi görünmeyen kuyulara atılan taş nasıl çıkardığı sesle onların derinliğini gösterirse başkalarının elemi de bizim yüreğimize düştüğü zaman çıkardığı sesle bize kendimizi,insanlığımızın derecesini öğretir.