📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Dünyanın öbür ucuna yürüsem de kasabalar kasaba, şehirler şehir, insanlar insandı. Ve bunca aynılığa rağmen, insanlar hep, insanlar daima, insanlar her yerde yalnızdı.
Dünya böyle bir yerdi; kendine mahsus bir hayal kuramayanlar, başkasının hayali olma ya da başkasının hayalini gerçek kılma peşindeydi. Bütün hayallerin kırılmak üzere kurulduğunu bilmez gibi.
Bir daha söyleyeyim; özen göstermezsen yaralar enfeksiyon kapar, maalesef böyle kötü bir huyları var. Bir yerin yaralandığında tabii ki sabah akşam orayı düşünmeyeceksin. Ama yaralanmamış gibi davranmaya, incinmiş yerin üstüne abanmaya devam edersen de sızına yeni sızılar eklersin. Biliyorsun,insan kolay yaralanıyor. Sonra çareyi doktorlarda filan ayor ama yaralanan sensen eğer, kendine önce kendin merhamet edeceksin.
Aşk acısı çekmiş biri olarak aşkın kendisine inanmryor. Daha doğrusu nesnesinden ziyade öznesiyle alakalı bir his olduğunu biliyordum. Öyle büyütülecek bir yanı yok yani,hepi topu biçki dikiş meselesi. Kendi ihtiyacına göre biçtiği kostümü elindeki en münasip modele giydirmeye çalışıyor insan.Ait olmadığı bedenden sarkıyor haliyle kıyafet. Paçası uysa beli oturmuyor omzu denk düşse kolu kısa geliyor. Sonra vay efendim sen onu benim istediğim gibi giyemedin vay sen beni yeterince sevmedin. Halbuki terzi de modele değil, diktiği elbiseye bayılıyor. O elbise ki kuvvetle muhtemel baştan çizilmedi bile, mesela çocukken bir bayram sabahı babasında gördüğüne yahut görmek istediğine benzetildi. Olsun, âşık onu öyle düşünmüyor. Hem ne yapsın, yaşadığı her hataya semavi manalar yükleyecek illa şu içi çürümüş hayata kolay mı tutunuluyor