İnsanların ayıplarını izlemek,para ödemeden yararlanabileceğiniz tek eğlencedir.Benim patronlarımın tek eğlencesiyse,sürdürdükleri namuslu,çileli,kıt kanaat hayatın öcünü alır gibi yakınlarına sözle işkence etmekti.
Şu dünyada bambaşka hayatların,insanların,duyguların,düşüncelerin var olduğunu öğrendikten sonra artık bu ev,bu avlu,içindeki bütün insanlarıyla birlikte giderek artan bir tiksinti uyandırıyordu bende. En utanç verici,en rezilce dedikodu taşlarıyla örülmüş yerdi burası.Burada ayıplanmamış,hakkında sevgisizlikle konuşulmamış tek kişi yoktu!
Öyle ya,bir duvar ne denli güzel ve sağlam yapılmış olursa olsun,bu duvarın ardındaki bir elma ağacından elma koparmak isteyen biri,elma koparacak yerde karşısına geçip de hayranlıkla duvarı seyretmez. Ve bana artık içinde hayatı barındıran en değerli şeyler,hep bu erdem duvarının gerisinde bir yerlerde gizliymiş gibi geliyordu...