“İşte bu bizim yok olmamızın nedenidir çünkü hepimiz cahiliz! Ekonomi, siyaset, eğitim, askerlik ve birçok alanda zayıflık ülkenin yok olmasına yol açmaz belki, ama cehalet halkımızın yok olmasına yol açabilir. Çünkü hiç kimse cahillere iyi davranmaz. Bu sefer yenilgimiz kesin. Göreceksin! Yenilginin ardından da düşman hepimizi yok edecek göreceksin! Çünkü bize insan gözüyle bakmıyorlar. Bizi hayvan gibi kesecekler ve başka ülkeler de buna itiraz etmeyecek. Hayvanlar kesilirken insanlar buna aldırmaz. İnsanlar saygı duymadıklarına karşı acımasızdır -cahillere de saygı gösterilmez- bu yüzden hiç çekinmeden hepimizi kesecekler. Göreceksin!"
“Kedi Ülkesinin itibarını ve onurunu yeniden tesis etmek için karaktere önem verilmelidir ama karakter kaybolunca onu geri getirmek ölmüş bir insanı canlandırmaktan daha imkânsızdır. Son yıllarda çok defa siyasi sarsıntı yaşadık. Her sarsıntıda insanların karakteri daha da zayıfladı ve kötü olanlar kazandı. O yüzden şimdi kimin galip geleceğini görmek istiyor insanlar. Galip gelenler en kötüler olacaktır.”
“Siyasette hangi fikir olursa olsun mutlaka ekonomik sorunları çözmekle başlanması gerektiğini, hangi siyasi reform yapılacaksa yapılsın bunların samimiyetle uygulanmasının şart olduğunu düşünüyorum. Fakat bizim siyasetçilerimizin arasında ekonomiden anlayan tek bir kişi bile yoktur. Samimi olan tek bir kişi de yoktur. Onlara göre siyaset bir tür oyundur. Biri diğerini atlatır, diğeri bir başkasını sıkıştırır böylece herkes siyaset konuşur ama ortada bir siyaset yoktur. Herkes ekonomi konuşur ama çiftçiler ve işçiler tamamen iflas etmiştir.
Bu şartlar altında bir kişi, örneğin ben, bilgi ve karakteri siyasetin temeli yapmak istersem bana sahtekâr derler! Eğer beni sahtekârlıkla suçlamazlarsa o zaman kendilerinin hatalı olduğunu kabul etmek zorunda kalırlar. Kendi hatalarını kabul etmek aslında bir tür yapıcı eleştiridir ama bunu anlayan hiç kimse yok! Çok uzun yıllar önce siyasetin çöküşü, ekonomik sistemin kötü olmasının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Şimdi artık ekonomi sorunundan bahsetmek imkânsızdır.”