Merve

“Öyleyse eğitimle uğraşan bir kişi de dişini sıkıp karakterli bir insan olamaz mı? Elbette yönetim her zaman dürüst insanları istismar eder. Eğitimle uğraşan bir kişi ne kadar dürüstse o kadar istismar edilir ama ne kadar kötü bir hükümet olursa olsun mutlaka halkın isteklerini göz önünde bulunduracaktır. Eğer eğitimle uğraşanlar gerçekten karakter sahibi olursa yetiştirdikleri öğrenciler de karakter sahibi olacaktır. Bir toplum kör bir adam misali sonsuza kadar iyi ve kötüyü birbirinden ayıramaz mı? Eğer toplum eğitimle uğraşanlara iyi ve şefkatli babalar gibi bakmaya başlar, onların yetiştirdiği öğrenciler de toplumda başarı kazanırsa hükümet eğitimi küçümseyebilir mi? Eğitime bütçe ayırmamaya cesaret edebilir mi?”
Sayfa 128·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
“Yeni ve kullanışlı şeyler üretmek istediler ama daha fazla hakikati öğrenmeyi istemediler. Bu tavır eğitimin sağlam karaktere sahip, araştırma ruhu olan insanlar yetiştirmesini engelledi. Yeni okullar kuruldu ama okuldaki insanların karakteri yoktu. Öğretmenler ve müdürler para kazanmak için, öğrenciler de para kazanmaya hazırlanmak için çalışıyordu. Herkesin gözünde okul yeni tarz bir lokantaya benziyordu. Eğitimin ne olduğunu soran yoktu. Ülke zayıflamaya başladı, toplum karanlığa gömüldü, imparator hazretleri, siyasetçiler, halk hiçbirinin karakteri yoktu. Böylece okulun dışında karakteri olmayanlar ile okulun içinde karakteri olmayanlar hep birlikte manzarayı daha da karanlık hale getirdiler. Elbette böyle fakir bir ülkede birçok insan karnını bile doyuramazken karakterden bahsetmek mümkün değildir. Karakterin zayıflaması çoğu zaman ekonomik sorunlardan kaynaklanıyor. Bu doğru. Ancak bu eğitimle uğraşan insanları savunabilmek için yeterli değil. Neden eğitim var? Ülkeyi kurtarmak için. Ülkeyi nasıl kurtarabiliriz? Bilgi ve karakter ile.”
Sayfa 128·Kitabı okudu
“Açlıktan ölen öğretmenlerin sayısı az değil ama üniversite mezunlarının sayısı arttı. . Şimdi imparator hazretleri onlara hiç para vermiyor. Para olmayınca niye kavga etsinler? Maaş istiyorlar ama imparator hazretleri onlarla ilgilenmiyor. Eğer imparator hazretlerini sinirlendirirlerse kafalarına vurmaları için askerlerini gönderir. Öğretmenlerin desteği öğrencilerdi ama öğrenciler artık okula girdikleri gün mezun oluyor. Kim onlara yardım eder ki artık? Kimse onlara destek olmuyor. Açlıktan ölmeyi beklemekten başka çareleri yok. Açlıktan ölmek doğal bir şeydir. İmparator hazretleri öğretmenlerin açlıktan ölmesinden memnundur.”
Sayfa 123·Kitabı okudu
“…ben kadınları takdir ederim, onlara saygı gösteririm. Erkekler sabahtan akşama kadar eğlenirler ve kendilerini geliştirmezler. Bir an için bilge olurlar ve sonra aniden hayvana dönüşürler. Sadece kadınlar başından sonuna kadar saflıklarını korurlar ve her zaman çaba gösterirler. Ama doğuştan gelen yüzlerinin iyi olmadığını düşündüklerinden o beyaz tozları sürekli yüzlerine sürerler.”
Sayfa 93·Kitabı okudu
“Bu kadar kafası karışık, cahil, zavallı, fakir, halinden memnun hatta mutlu bir halk; ellerinde sopa olan, büyülü yaprakları ve kadınları çalmaktan başka bir şey bilmeyen askerler; kurnaz, bencil, öngörüsüz, utanmaz, kendi çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen ve toplumla hiç ilgilenmeyen siyasetçiler varken kişisel çaba bir işe yarar mı? Kendi başının çaresine bakmak başkalarıyla ilgilenmekten önemlidir!” -"Gençlerin çoğunluğu böyle mi düşünüyor?" diye sordum. “Gençlerin kanı kaynamalı ama bizim gençlerimiz doğuştan itibaren yarı ölü gibidir. Eğer küçük çıkarlar elde edemezlerse sorun olmaz ama biraz para gördüler mi kalpleri duracak gibi olur. Normal zamanlarda her şeyden memnundurlar ama bir şeyden kişisel çıkar umarlarsa her şeyi kabul etmeye hazırdırlar." "Bunu söylediğim için beni affet ama gerçekten çok karamsarsın. Neler olduğunun farkına varmış ama cesareti olmayan karamsar birisin. Çaba göstermemek için başkalarını yargılıyor ve bunu bir bahane olarak öne sürüyorsun. Her şeyi kapkara ve umutsuz görüyorsun. Aslında gerçek böyle olmayabilir. Belki bir başka açıdan bakılsa bu toplum o kadar da karanlık ve korkunç değildir, ne dersin?"
Sayfa 86·Kitabı okudu