Adem İnce son zamanlarda eğitim çalışmaları ile ön plana çıkmış nitelikli bir akademisyen.
Çalışmalarının merkezinde insan merkezli bir eğitim anlayışı mevcut.
Bir bütün içerisinde her insanın yolculuğunu baz alarak hakikate ulaşma çabası içerisinde diyebilirim.
Bu yazarın okuduğum üçüncü kitabı.
Eğitilmiş İnsanın İmalı ve Varoluşun Tınısı eserlerini okumadan bu kitabı okumayın derim.
Bildik üzere insanı diğer varlıklardan farklı kılan farkındalık, hiç şüphesiz ki zihinsel kâbileyetleridir.
Varoluşumuzun lingüistik yanı sözlerimiz, düşüncelerimiz, ifadelerimiz veçhesi bizi nevi şahsına münhasır canlılar kılar.
İşte bu süreçte eğitim, insanın kendisini içinde bulduğu değişim ve dönüşüm sürecinde insanı dağılmaktan koruyan, sürekli inşa eden ve en önemlisi insanı insan eden yegane faaliyettir.
Ki Diyojen'in bu minvalde dünyanın en ağır yükü nedir sorusuna verdiği cevap manidardır:
-Eğitimsiz insan!..
Eğitimin poetikası başlığı altında yazarımız bir bütün olarak;
insan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar sözü ile insanın anlam dünyasının nasıl olması gerektiğini bol örneklerle bizlere sunuyor.
Kimler yok ki;
Nietzsche, V. Hugo, Yahya Kemal, Platon, Schopenhauer, Hölderlin, İsmet Özel, Teoman Duralı, Bauman, Heidegger, Dostoyevski, Balzac, Weil, Goethe, Hegel, Ömer Hayyam, Hoffmann, Shelley, Byung-Chu Han, Gazzali,Victor Frankl, Cemil Meriç, Nabizade Nazım, Huizinga, Baudrillard ve sayamadığım bir çok yazar...
Hakiki eğitim insan için bir tutamak olmalıdır sözü ile türlü garabete maruz kalmış olan insanoğlunun bu dünyada ancak gerçek bir eğitim anlayışı ile bilgeliğe ulaşacağını savunur.
Burada dikkat edilmesi gereken husus ise bilge insanın ön şartının ahlaki bir kişilik olduğunun özellikle altını çizer.
İnsan ziyadesiyle kompleks bir varlıktır.
Kadim medeniyetlerin