Tanrı gibi kıvırcık saçları, bir satir gibi kulakları vardı ama gözleri tam domuz gözüydü. Böyle garip bir karışıma kolay kolay rastlanmazdı. Sözünü ettiğim günlerde Tanrı, satir ve domuz hepsi de çevikti, hepsi birbirine zıttı, uzlaşmazlıklarında en şaşırtıcı patlamalar yaşanıyordu.
Kapının arka tarafından güzel pembe yanaklarında kusursuz armut biçiminde iki kristal gözyaşı damlasıyla çıkışı gözlerimin önünde. Bu yaşlar ne düştüler ne de gözlerindeki ışıltıyı sildiler.