Füsun ve Kemal
Karakterlerin gerçek olmadığına inanamıyorum.
Zengin ve Fakir aşkının işlendiği bir kitapta diyebilir miyiz?
Bence diyebiliriz...
Bir zamanlar aralarında sadece tanışıklık, uzak akraba ( annesinin elbiselerini diken terzi kadın Nesibe halanın kızı ) olan güzel,alımlı genç kızı Füsun'u yıllar sonra Şanzelize butikte görüp aşık olan Kemal'in ve sonrasında hayatında yaşanacak değişiklikleri ele alır.
İnsan, hayatındaki en mutlu günlerin kısa süreceğini bilseydi, en başından o mutluluğa sarılır elinden kaçırmazdı. Ama insanın büyümesi olgunlaşması için bazı sarsıntılar gerekiyor hayatında .Demek istediğim Kemal bilseydi böyle bir sonun olacağını en başından Füsun'a sıkı sıkı sarılır, o günlerin kıymetini bilirdi.
Masumiyet Müzesini okurken bazı yerlerinde sıkılıp,bazı yerlerinde kapılıp gittim. Beni kızdırdığı, derinden etkilediği, hiç beklediğim yer de şaşkına uğrattığıda oldu. İlk başlarda sadece bitirmek istediğim bir kitaptı, beni bu kadar derinden etkileyeceğini bilemezdim .
Orhan Pamuk , kitabı öyle bir ele almış ki. Karakterlerin gerçekten var olduğuna bizi inandırıyor. Olayların akışı , kişilerin romandaki yerleri , mekânlar , zamanlar çok iyi bir şekilde işlenmiştir. Gerçek hayattan izler taşıması, o zamanın yaşamından , çevresinden etrafındakilerden yararlanması kitaba büyük bir ölçüde gerçeklik katmıştır.
Kitabı okumanızı tavsiye ediyorum. Kendi kitap dünyanıza katmanızı öneririm.
" Orhan bey , siz Kemal'misiniz ." :)