Bir savaş hikayesini en güzel kim anlatır Seyla. Kelimeleri en iyi kullanan kişi mi? En iyi gözlem yapan kişi mi? Savaşı görmüş biri mi? Savaştan kurtulmuş biri mi? Hayır Seyla hiç biri. Bir savaş hikayesini en güzel savaşta ölmüş biri anlatır. Makamların en ulusuna anlatır hem de. Hepimiz yaşadığımıza göre bu roman da diğer romanlar gibi savaşı en iyi anlatan roman olmayacak Seyla. Bu yüzden rahatız. Gelirler ve giderler.
Burada durup her şeyle bağını koparıp, ipin ucunda bir vatan mı yontacaksın kendine Keçisakal? Savaş bitene kadar bir savaşsızlık ortamı mı kuracaksın? Yoksa kalkıp ne olursa olsun, düşe kalka, bata çıka kalbinin kelimelerini mi arayacaksın? İçindeki denge tahtalarını, düzeçleri umursamadan yola çık Keçisakal. Yolu imar et. Bir mısra bırak yola. Sen şairsin. Yakalanmadığın sürece değil, şiirini söylediğin sürece zafer senin! İpleri bırak Keçisakal, şiire tutun!
Bir başka anlatımda müslüman, kendini müslüman bilmek veya saymakla müslüman olamaz. Müslümanlığı bir varoluş haline getirmek borcundadır. Oluştan varoluşa geçmek, bu geçişi sürekli olarak geliştirmek ve verimlendirmek, bu varoluşun şuur ve sorumluluğu ile dolup taşmak kaygısı taşımalıdır o.