Elbette ilaçlar bazı semptomları iyileştirebilir ve bir terapistle konuşmak inanılmaz yararlı olabilir. Fakat gerçek iyileşme ve toparlanma (dünyadaki en iyi ilaç tedavisini ve terapiyi de görseniz) kalıcı, sevgi dolu ilişkiler olmadan mümkün olmaz. Aslında işin özünde terapistin akıllı lafları ve kullandığı metotlar değil, onunla kurduğunuz ilişki, terapinin işe yaramasını sağlar.
Okulların da değişmesi gerekir. Eğitim sistemimiz çocukların duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarını neredeyse tamamen göz ardı ederek, obsesif bir şekilde bilişsel gelişime odaklanmış durumdadır. Bundan yalnızca yirmi yıl önce, ilköğretim okullarında gerçek anlamda öğle araları ve dinlenme zamanları vardı ve beden eğitimi dersleri haftanın birkaç günü zorunluydu. Ödevleri yapmak, her gün nadiren bir saatten uzun sürerdi ve çocukların ayrıca ikaz edilmeden ödevlerini teslim edecekleri tarihleri hatırladıkları düşünülürdü. Anne ve baba yardımı gerektiren büyük projeler, yılda yalnızca birkaç kez yapılırdı.
Tüm bunlar, çocukların özellikle de kızlardan daha yavaş olgunlaşan erkeklerin biyolojileriyle uyum içindeydi. Okullar, çocukluğun karakteristik bir özelliği olan kısa süreli dikkat süresinin farkındaydı. Çocukların koşup oynamak ve birbirleriyle sosyalleşmek için boş vakte ihtiyaçları olduğunu biliyorlardı.
Daha önce belirtildiği gibi kişiler travmatik stres yaşadığı zaman beyinleri gelecek stres uyaranlarına karşı öyle "hassaslaşabilir ki" sistemi tamamen kapamak için en ufak bir stres yeterli olabilir. Özellikle de ciddi ve kaçınılması mumkun olmayan bir stres söz konusuysa, bu stres tepkisinin bir parçası olarak beyin opioid salgılar.
Daha önce bahsettiğimiz gibi, dissosiyasyon durumlarında kişiler gerçek dünyadan koparak kendilerini bir rüyadaymış gibi hissederler. Bu bilinçsizlik devresinde, ne fiziksel ne de duygusal hiçbir acı hissetmezler. Bu deneyimler beynin doğal benzeri bir madde olan opiodu yuksek seviyelerde salgılamasıyla bağlantılıdır. Salgılanan bu madde sayesinde ağrılar hissedilmez, kışı kendısini rahatsız eden düşüncelerden uzaklaşır. Kemirgenler üzerinde yapılan bir araştırma bu hayvanlarını elle iyice sıkıldığında (ki bu onlar için çok stresli bir deneyimdir) beyinlerinin endorfin ve enkelalın diye bilinen yuksek miktarda doğal opioid salgıladığını tespit etmiştir. Yaşamla rını tehdit eden bır olay yasayan kişiler sık sık her şeyi bir hayal gıbı yaşadıklarından bahsetmiştir. Bu, opioid uyuşturuculan alan kişilerin hissettiklerine benzer. Endorfin ve enkefalinler vucudun fiziksel ve duygusal acıyla başa çıkmasını sağlayan beynin stres tepki sistemlerinin en önemli parçalarından biridir.