"Ülken olmak isterdim." Kalbim kasıldı. "Ayrıldığında delicesine özlediğin, kavuşmak için gün saydığın ülken olmak isterdim."
"Siz eğer olsaydınız bana Türkiye, ben olurdum size Ankara." dedim buruk bir sesle.
Tül perdeler benim için kapanırken ondan duyduğum son şey, "Ukde!" diyen haykırışıydı. Bir adamın acı dolu feryadı ormanın içine düştüğünde ağaçların arasında saklanan tüm kuşlar uçmuştu. Bu öylesine güçlü bir nidaydı ki sadece yeryüzünü değil, gökyüzünü bile titretmişti. O gün kollarında ölen bir kadın tutan Eflah Yargı'ya tüm kainat ağlamıştı.
"Ya beni unutursan?"
"Hiçbir şey seni bana unutturamaz."
"Söz mü?"
"Söz veriyorum, Acıbal. Seni hiç unutmayacağım."
Ukde en çok unutulmaktan korkardı.
Ve Eflah onu unuttu.