saçlarımı hep yağmurlar tarar
ırmağın şavkında yüzüm
yüzüm ki gece gündüz
bir güz telaşı taşır
köpürtüp köpürtüp bir atı
ayna tutuyorum yollara
böyle uçsuz bucaksız mı gözlerin
ellerin sıcacık
bir hançer sokulur şurama
artık duramam
kar gibi düşerim dağlara
işte çoğalan bir gök var şuracıkta
sesimi salıyorum yağmura
güvertesinde gecenin
denizse en hoyrat atı bu saatlerin
öptükçe gözlerinden
sevgilim güzel bir ateş yak bana