Üçüncü dünyada her şeyden önce insani boşaltım gerçekleşmiştir.
Emperyalistler, ülke, toprak ve madenleri boşaltmadan önce ruhlar, derunlar, zihinler ve hisleri boşaltmışlardır.
İnananları boşaltmışlar, içsizleştirmişler, beyinsizleştirmişler ve dolayısıyla anlamsızlaştırmışlardır.
Çünkü insanlar, boşaltılıp değersiz olmadıkça, insani değer ve bağımsızlığa karşı taassubsuz, mesuliyetsiz ve bilinçsiz olmadıkça buldukları hor ve alçak kader karşısında rahatça gülemezler.
Vicdanımız, bizim de acı çekmeye başladığımız noktaya varıncaya kadar diğerlerinin maruz kaldığı sıkıntıları umursamaz.
İstisnasız tüm durumlarda bu bizi de rahatsız etmeye başlayana kadar diğer kişinin acısına kayıtsız kalırız.
Her ulus, tek gerçek dine inandıklarını, tek mantıklı hükümet sistemine sahip olduklarını "biliyor".
Hepsi kendilerinin de berbat olduklarından şüphelenmeden, diğerlerini küçümsüyor. Hepsi kafalarındaki "üstün" oldukları haliyle gurur duyuyor.
Hepsi, Tanrı'nın en çok onları sevdiğinden emin.
Hepsi, savaş zamanında şüphe etmeden kendilerine güvenle O'na yakarıyorlar.
Hepsi O düşmanın tarafını tuttuğunda şaşırıyor fakat alışkanlıktan bunu mazur görüp O'na methiyeler düzmeye devam ediyorlar.
Kısacası tüm insan ırkı memnun. Daima, bıkıp usanmadan, yıkılamaz şekilde memnun. Dini ne olursa olsun -başındaki efendi kaplan da ev kedisi de olsa- hep mutlu, minnettar, gururlu.
Önlerine acı gerçeklerden oluşan bir sistem koyarak neşelerini kaçırabileceğini düşünüyorsan yanılıyorsun. Bunu hiçbir şey yapamaz. Her şey çoktan denendi. Başarı sağlanamadı. Sen de lütfen kafana takma.