A L G A N

SİRAYET
Bütün şeytani duygular gibi, hissizlik duygusu da bedenimi sarmaya başladığı ilk andan beri durmadan ilerliyordu. Müthiş bir hissizlik, olaylara, insanlara, somut, soyut kavramlara dâhi sirayet etmeye başlamıştı. Tüm olgular geçersiz artık, tüm duygular gücünü yitiriyor ve bunun bedeli olarak hissizlik kavramını ise iliklerime kadar hissediyor olmamdı.
Reklam
Travmatik Seans
Öyle olsaydı, böyle kalsaydı, keşkelerim, hatalarım diyerek geç kaldım; yendim, yenildim. Hep bir travmatik seansın içindeyim. Bazen gölgemi dans ederken, bazen iki elimin içinde başımı görürdüm. Belki ruhum düzelir diye kitapları tersten okurdum. Bir düzen varken düzeni bozan son halka bendim sanki. İçimde yenemediğim, baş edemediğim bir duygunun homurdanması mı bu? Üç beş harfin bir araya gelerek oluşturduğu tüm kelimelerin mi aksanı bu? Bir şeylere ihtimal veriyorum, şayet geri almak şartı ile..
Bir rüya
Mesela, uykumda konuşuyormuşum. Arkadaşlarım bunu defalarca söyledi. Gördüğüm rüyalar beni konuşturuyor. Belki de bir tek orada her şey yolunda, bir tek orada mutluluk iksirini içebiliyorum. Ya da bilinçaltım, en alta kalanları yüzeye vuruyordur. Hakkımda bilmediğim birçok şey var aslında.
Kitap
Bir anestezi gibi geliyor kitaplar. Zihni susturuyor, kalbi yatıştırıyor; gerçekleri unutmadan onlardan kaçmanın en zarif yolu.
Ayna
Bazı insanları içinde yaşatmaya devam ediyorsun, çoktan gitmiş olsalar bile. Eksikliklerinle, içindeki yarım kalışlarla belli bir yaşın ortasındasın. Aynaya baktığında gördüğün yüz, geçmişte aldığın kararların izlerini taşıyor.
Duygu ve Düşünce
Reklam