kitap han

“Aptal bir toprak parçasının, at biner gibi zamanın omuzlarına oturup ebediyete sürmesi ne harika.”
Reklam
Sonra da zihin âlemlerine dalmış, düşünsel bir çakırkeyiflik hali yaşamaya başlamıştım. (Heyhat! Düşünsel çakırkeyifliğin de kendine göre bir mahmurluğu olduğunu, sonradan öğrenecektim.)
İnsan amansız bir tarifeye göre bedel ödüyor: Her gücü dengeleyen bir zaaf, her zirveye denk düşen bir dip, kendini tanrı gibi hissettiğin her sahte anına karşılık o süre kadar çamurların içinde sürünmek var.  İnsan, hayatının uzun gün ve haftalarını çılgın ve muhteşem anlara yoğunlaştırmanın bedelini, kısalmış bir ömürle ve çok kez fahiş faiziyle birlikte ödüyor.
Deki: “Herkes bulunduğu hal ve niyetine göre iş yapar. Bu durumda kimin en doğru yolda olduğunu Rabbiniz daha iyi bilir. “