Sonra da zihin âlemlerine dalmış, düşünsel bir çakırkeyiflik hali yaşamaya başlamıştım. (Heyhat! Düşünsel çakırkeyifliğin de kendine göre bir mahmurluğu olduğunu, sonradan öğrenecektim.)
İnsan amansız bir tarifeye göre bedel ödüyor: Her gücü dengeleyen bir zaaf, her zirveye denk düşen bir dip, kendini tanrı gibi hissettiğin her sahte anına karşılık o süre kadar çamurların içinde sürünmek var.  İnsan, hayatının uzun gün ve haftalarını çılgın ve muhteşem anlara yoğunlaştırmanın bedelini, kısalmış bir ömürle ve çok kez fahiş faiziyle birlikte ödüyor.