John Barleycorn

Jack London
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·288 syf.··
2026 56. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 18:48
Jack London en çarpıcı tarafı doğayı, açlığı, yoksulluğu ya da hayatta kalma içgüdüsünü anlatabilmesi değil belki de; insanın kendi kendini nasıl tükettiğini bu kadar dürüst yazabilmesi. John Barleycorn tam olarak böyle bir kitap. London, burada alkolü yalnızca bir alışkanlık olarak anlatmıyor. Ona bir karakter, bir yoldaş, hatta uğursuz bir kader gibi davranıyor. “John Barleycorn” dediği şey aslında içkinin kendisi ama kitabı okurken bunun bir bardaktan çok daha büyük bir şey olduğunu hissediyorsunuz: erkeklik kültürü, yalnızlık, cesaret gösterisi, kaçış isteği ve yavaş yavaş insanın içine yerleşen bir karanlık. Kitabın en etkileyici tarafı ise ahlâkçı olmamasıydı. London, alkolü ne tamamen lanetliyor ne de romantize ediyor. Sadece onu olduğu gibi anlatıyor. Bu dürüstlük kitabı çok güçlü kılıyor. Bazı bölümlerde gençliğin o hoyrat sarhoşluklarını okurken gülümsüyorsunuz, bazı yerlerdeyse satırların altındaki büyük boşluğu hissediyorsunuz. Bir de Jack London’ın kendi hayatını okumak çok etkileyiciydi. Denizlerde çalışmış, işçilik yapmış, açlık çekmiş, altına hücum dönemini yaşamış bir adamın zihninin içine giriyoruz burada. Bu yüzden kitap yalnızca alkol üzerine değil; modern insanın yalnızlığı, erkeklik baskısı ve yaşamanın yorgunluğu üzerine de bir anlatı gibi geliyor. İlginç olan şeylerden biri de şu: Kitap yayımlandığında birçok kişi bunun bir “ayıklık manifestosu” olduğunu düşünmüş ama London aslında hayatı boyunca içkiyi tamamen bırakabilmiş biri değil. Hatta bu kitap, ölümünden sadece birkaç yıl önce yayımlanıyor ve birçok edebiyat tarihçisi onu London’ın en kişisel metinlerinden biri olarak görüyor. Çünkü burada artık maceracı Jack London değil, kendi zihniyle baş başa kalan bir insan var. Birçok roman insanın dünyayla savaşını anlatır. John Barleycorn ise insanın
Edebiyat
John BarleycornJack London · Türkiye İş Bankası · 20221,833 okunma
9/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2022 39. kitabı
Jack London beni yine şaşırtmadı mükemmel bir kitap yazmış. Jack London’dan okuduğum 16.kitabı John Barleycorn oldu. Ülkemizde John Barleycorn,Bir Alkolüğün Anıları,İntihar,Alkolik Anılar,Bay Alkolik,Alkollü Anılar isimleriyle de yayınlandı. Aslında alkolü de temsil eden bir halk şarkısı ve Amerika'da sert içkilerin genel adı olarak kullanılan bir tabirdir. London'ın ölmeden 3 yıl önce (1913) yayımlanan ve son başyapıtı olarak kabul gören John Barleycorn,otobiyografik yönü ağır basan eser, yazarın alkol ile olan ilişkisini ve anılarını konu alıyor. Baştada dediğim gibi yazar kendi yaşadıklarını anlattığı için, tam olarak öykü-roman formatında değil eser. "Anlatı" olarak sınıflandırılabilir. Bu sebeple diyalog yok denecek kadar az. Jack London'ın alkol ile ilişkisi ekseninde yaşadıkları ve onun duygu ve düşüncelerini okuyoruz kitapta: Alkolle nasıl tanıştığını ve onda alışkanlık haline gelmesinin sebeplerini, alkolün onun çevresinde ve kültüründe neyi temsil ettiğini, alkol sebebiyle başına gelenleri... Tabii tüm bunların yanı sıra hayatındaki bazı önemli anlara da şahit oluyoruz. Yazar arkadaşıyla konuşur, dertleşir gibi samimi bir üslup takınmış. Abartılı betimlemeler, okuru sıkacak gereksiz detaylar yok; gayet sade bir anlatım hakim kitaba. Aslında yazılacak, konuşulacak daha birçok şey var ama hem karakter sınırlamasından dolayı hem de her şeyden bahsedip kitabın tadını kaçırmamak için sadede geliyorum: John Barleycorn'u mutlaka okuyun derim, kesinlike tavsiye ediyorum. Ayrıca kitabın çevirmeni Levent Cinemre'ye de teşekkür etmek istiyorum, yaklaşık 40 sayfalık notlarla eserin güzelliğini daha da pekiştirip anlamını derinleştirmişti. Üstelik genel kültürümüzü arttıracak bilgilere yer verilmesi de cabası. Kitaplarla kalın.
John BarleycornJack London · Türkiye İş Bankası · 20221,833 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2024 62. kitabı
İkinci kez okudum. Kralların Yolu, Ölühane Kapıları, Kaos Lordu ve bu. John Barleycorn. Başucu kitabım oldu. Çeviriden dolayı mı bilmiyorum ama Jack London'u bu kadar seveceğim aklıma gelmezdi. Yüz yıl sonra bile birilerine bir şeyler öğretebiliyor. Muazzam. Muhtemelen her yıl tekrarlayacağım bir döngü olacak John Barleycorn. Levent Cinemre'ye de teşekkür etmem gerekiyor. Umarım hedefi olan tüm külliyatı çevirir. Ve ölüm beni bulmadan hepsini okuyabilirim.
John BarleycornJack London · Türkiye İş Bankası · 20221,833 okunma
9/10
·288 syf.··
2025 327. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2025 07:32
Jack London okumak harika!! Yazarı zaten çok seviyor Martin Eden kitabı ile tanımıştım. Otobiyografik bir eser kendisi yazarımız eşinin önerisi ile yazılmıştır. Yazarın kendi çalkantılı yaşamının ve karakterinin derinlerine iniyor alkol bağımlılığı, insanın evrensel çelişkilerini, ayrıntılarıyla ortaya koyan bir mercek haline geliyor.
John BarleycornJack London · Türkiye İş Bankası · 20221,833 okunma
9/10
·288 syf.··
2024 161. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2024 13:43
Usta yazar Jack London'ın sevgili eşinin teşviki ile yazdığı kendi hikayesi, bir otobiyografi şöleni. Hayatını bulunduğu noktaya getirip yönlendiren ise ne tutkuları, ne maceraları..John barleycorn denilen alkol ile olan dostluğu. Barleycorn arpa tanesi demek. Ortaçağ İngilteresi'nde hasat döngüsünün bir ruhu olduğuna inanılmış ve bu ruh John Barleycorn ismiyle, insanları kendine esir eden, kimi zaman komik, kimi zaman tuhaf, kimi zamansa kötü, hatta feci şeyler söyleten, yaptıran korkutucu bir tip olarak kişilik kazanmış. Daha sonra da bir halk şarkısında yerini alıp kuşaklar boyunca aktarılmaya devam etmiş. İşte yazarımız alkolik diye kendine atfedilen yakıştırmayı kendisi açıklamak için kitabında da sık sık içkileri Joh Barleycorn olarak isimlendiriyor. Yazarın hatıralarının başladığı çocukluğundan olayları ele alıp, kitabı bitirdiği zamanlara, 36 yaşına ve 1913 yılına dek, olan süreci yaşayarak okuyoruz. Tanıştığı kişiler, çalıştığı işler ve yaşam şartları, yaptığı uzun seyahatler..ve tüm bunların ortasında o dönemde erkek olduğunu, güçlü olduğunu kanıtlamak, sosyalleşmek, iş kurmak, iş yapmak gibi amaçlarla kullanılan John Barleycorn'un yazarın hayatındaki etkisinden sağlam bir şekilde söz ediliyor. Birinci ağızdan okumak çok kalıcı bir etki bırakıyor. Ancak alkolün, sarhoşluğun yaştan yaşa değişen etkilerini bu denli net okumak da farklı. Anlatım tarzını, yazarın hayatındaki bilmediğim ayrıntıları öğrenmek çok keyifliydi. En sevdiğim cümlelerinden biri "Martin Eden benim!" Yazarın 20 kitabını okuduktan sonra bu kitabını okumak bana farklı bakış açıları da kattı. Meraklısına, severine tavsiye ederim.
Roman-Edebiyat
John BarleycornJack London · Türkiye İş Bankası · 20221,833 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2025 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2025 16:03
Merhaba arkadaşlar ilk kez bir kitap incelemesi yapacağım.. ilk kitap incelemem okura okuyucuya hayırlı uğurlu olsun.. :) Başınızı çok ağrıtmadan, detaylara çok takılmadan, spoiler vermeden, kelimeleri taciz etmeden... anlatmaya çalışacağım.. :) Jack london'ın 1913'te yayımlanan otobiyografik kitabı olan John Barleycorn, London'ın alkolle olan kişisel mücadelesini ele almış. John Barleycorn Orta Çağ İngilteresinde halk kültüründe alkolü simgeleyen kötü ruh olarak bilinir. Kitap London'ın çocukluk yıllarında başlayarak denizcilik, gazetecilik ve yazarlık deneyimlerindeki alkol deneyimlerini ele alır. Fakat kitap sadece bir alkol hikayesi değil aynı zamanda dönemin Amerikan toplumuna, özgürlük arayışına ve erkeklik algısına dair gözlemler içerir. London, alkolün birey ve toplum üzerindeki etkilerini kişisel ve felsefi bir bakış açısıyla inceler. London içkiyi yalnızca keyfi bir araç olarak değil aynı zamanda bir kaçış yolu ve sosyal bağların bir parçası olarak görür. Bir yandan alkolün zararlarını olduğu gibi kabul eder, özellikle gençler için tehlikeli olduğunu savunur, aynı zamanda alkolün düşüncelerini nasıl etkilediğini, yazma sürecine nasıl katkı sağladığını da inkar etmez. Alkole karşı karışık duygular beslediğini ve çelişkili tutumu kitabın en ilginç yönlerinden biridir. London, diğer kitaplarında da olduğu gibi bu kitabında da samimi, içsel bir anlatım benimser. Kitabı kronolojik bir şekilde yazmış ve yazım tarzı akıcı, canlı ve etkileyicidir. Kendini ve dış dünyayı sorgulayan eleştirel bir üslup kullanır. Bir bakıma london'ın kendine karşı sert, gerçekçi bir itiraf metni havasında kendiyle yüzleştiği kitabıdır. Kitabın sonuna doğru London, toplumun bireye dayattığı normları ve bu normların bireysel özgürlüğü nasıl kısıtladığını sıkça ele alır. Barleycorn, onun
Duygu ve Düşünce
John BarleycornJack London · Türkiye İş Bankası · 20221,833 okunma
John Barleycorn
8/10
·288 syf.··
2024 1. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2024 16:24
Jack London eserlerini ilk lise yıllarımda okumaya başlamıştım. Vahşetin çağrısı, Beyaz Diş hâlâ yazara sempati duymamı sağlayan eserleri. O zamanlar yazarın eserinde ki kurt tasvirleri ilgimi çekerdi. Ve hâlâ Jack London aklıma geldiğinde bir kurt hikayesi gelir sebepsizce aklıma. Bu eserini ise fuar da gezerken görmüştüm. Otobiyografi tarzında olması ilgimi o an çekmişti. Hemen almalıyım diyip kitabı satın aldım. Eser yazarın John Barleycorn ismiyle kendi yaşantısına bir ayna tutuyor. Yazarın kullandığı saf dil sayesinde okuma kolaylaşıyor. Kendisini yeri geldiğinde gömen yeri geldiğinde öven bir tarzı var. Kimi cümleleri beni benden aldı resmen. Son olarak biyografi okumayı seven okurlar için ve Jack London'ı daha yakından tanımak isteyenler için iyi bir eser olduğunu düşünüyorum. Yazarların hayatını merak edenler için iyi bir kitap. Çok başarılı yazarların da dönem dönem veya hayatının genelinde kötü diye nitelendirilebilecek yaşantıları olması veya hayatları boyunca kötü bir yaşam sürmesi farklı geliyor. Ehh, insanoğlu işte bu kadar başarılı yapıtların da arkasında sanki güllük gülistanlık bir yaşam var algısına kapılabiliyor. Keyifli okumalar...
1000Kitap
John BarleycornJack London · Türkiye İş Bankası · 20221,833 okunma
İçinde Alkol Geçen Anılar
8/10
·288 syf.··
2023 2. kitabı
Alkolü hiç sevmeyip bu kadar içli dışlı olmasından hayıflanırken ve bir o kadar işinin görülmesine sebep olan John Barleycorn ile anılarını çok güzel anlatmış Jack London. Hayatını bildiğim için, yarı otobiyografi yazısı aslında ve Martin Eden gibi güzel akıcı bir roman. Keyifle okudum, iyi okumalar dilerim. Jack London
1000Kitap
John BarleycornJack London · Türkiye İş Bankası · 20221,833 okunma
10/10
·288 syf.··
2023 11. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2023 23:04
Jack London severek okuduğum bir yazar. Şu ana kadar okuduğum hiçbir kitabı beni yanıltmadı. Bu eserin ayrı bir yeri oldu ama bende. Martin Eden'de kendi hayatından esinlendiğini yarı otobiyografi olduğunu biliyordum ve okuduklarım beni çok etkilemişti. Bu kitabında Jack London'a olan sevgim ve saygım katlanarak arttı. Bir sürü zorluk yaşamış ama büyük bir yazar olabilmiş. Zamanının ileri görüşlü bir insanıymış. Sevdiklerine ve ihtiyacı olduğu zamanlarda ona yardımcı olmuş insanlara da asla sırtını dönmemiş, kısacası para onu bozmamış :) İyi ki bu dünyada varolmuş ve iç dünyandan geçen bu değerli hazine olan sözcüklerle bir sürü güzel kitapları yazmışsın #jacklondon
John BarleycornJack London · Türkiye İş Bankası · 20221,833 okunma
Tavsiye edilir.
Puan vermedi·288 syf.··
2025 24. kitabı
Kitabı uzun uzun güzellemeye gerek yok. Jack London kendi biyografisini yazıyor. Bir yazar kendini ancak bu kadar iyi anlatabilir. Küçük yaştan itibaren hayatın zor yönleriyle karşılaşır. Para kazanmak için berbat işlerde çalışır. Eninde sonunda beden gücüyle çalışarak bir yerlere gelemeyeceğini anlayıp hayatının en önemli adımını atar. Eğitimine önem verir. Yazarlığa başlar. Çevresinden edindiği kötü alışkanlığı olan alkol bağımlılığını yenmeye çalışır. Jack London ile ilgili bilgi edinmek isteyenler okuyabilir.
John BarleycornJack London · Türkiye İş Bankası · 20221,833 okunma

Yazar Hakkında

Jack LondonYazar · 120 kitap
12 Ocak 1876’da San Francisco’da doğdu. Gerçek adı John Griffith Chaney’dir. Evlilik dışı bir çocuk olarak dünyaya gelen Jack London, soyadını, henüz sekiz aylıkken annesinin evlendiği John London adlı savaş gazisinden aldı. Maddi sıkıntılar nedeniyle küçük yaşta okulu bırakıp gazete satıcılığı, tayfalık, balıkçılık, istiridye korsanlığı, gazetecilik, sahil koruma devriyeliği gibi çeşitli işlerde çalıştı ve Amerikan işçi sınıfını tanıdı. 1894’te serserilik suçlamasıyla otuz gün hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra hayatını değiştirmek arzusuyla liseye kayıt yaptırdı. Lise öğrenimini bir senede tamamlayarak 1896 yılında Kaliforniya Üniversitesi’ne girdi. Bir dönem okuyabildiği üniversiteden maddi zorluklar sebebiyle ayrıldı. 1897’de Klondike bölgesinde altın arayanlara katıldı ama bir yıl sonra yine yoksul ve işsiz olarak geri döndü. Yoğun bir çalışma programı hazırlayarak şansını yazarlıkta denemeye karar verdi. Soneler, baladlar, nükteli fıkralar, anekdotlar, korku ve serüven öyküleri yazmaya başladı. 1909’da yazdığı Martin Eden bu dönemi yansıtması bakımından otobiyografik izler taşır. İlk kitabı Kurt Dölü (1900) büyük ilgiyle karşılandı. Aynı yıl Elisabeth Maddern ile evlendi ve bu evlilikten iki kızı oldu. Ancak bu beraberlik uzun ömürlü olmadı ve 1904’te sona erdi. Charmian Kittredge ile ikinci evliliğin ardından 1916’da Kaliforniaya’daki çiftliğinde hayatını kaybetti. London yazarlık kariyeri boyunca elliye yakın kitap yazdı ve döneminin en çok okunan yazarlarından biri oldu. Yazdıkları, yaşadıkları etrafında şekillenmiş, sosyalizmin de etkisiyle toplumcu bir dünya görüşüne ulaşmıştır. Başlıca eserleri arasında Beyaz Diş, Martin Eden, Uçurum İnsanları, Vahşetin Çağrısı yer alır.