Adı:
Meksikalı
Baskı tarihi:
Temmuz 2016
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750732669
Orijinal adı:
Selected Stories
Çeviri:
Şemsa Yeğin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Meksikalı
Meksikalı Devrimci
Jack London her ne kadar daha çok romanlarıyla tanınsa da onun asıl ustalığını sergilediği edebî tür hikâyedir. Yaşamı boyunca iki yüze yakın hikâye kaleme alan London, yaşadığı dönemin toplumsal karmaşalarına duyarsız kalmamış ve tıpkı romanları gibi hikâyelerinde de bu meselelere eğilmiştir. Kapitalist sistemin acımasızca palazlandığı 20. yüzyıl başlarında, benimsediği sosyalist görüş doğrultusunda, bireyin sınıfsal kavgasını, toplumsal olayları ve insan-sistem çelişkisini anlattığı hikâyelerinde trajik ama bir yandan da destansı bir ton tutturmuştur. 12 hikâyesinin yer aldığı Meksikalı’da bu tarz hikâyeleri öne çıkmaktadır.

Seçkide yer alan hikâyelerin bir kısmı da insan-doğa çekişmesini ve Jack London’ın birçok başka eserinde izini sürdüğümüz deniz tutkusunu çıkarıyor karşımıza. Her biri öykü sanatının seçkin örneklerinden kabul edilen ve Şemsa Yeğin’in yetkin Türkçesiyle okurla buluşan öykülerin üçü dilimize ilk kez çevrildi.
İlk önce çevirmenin çok iyi iş çıkardığını düşündüm. Sonra araştırınca hem çevirmenin iyi çeviri yaptığını hem de Meksikalı' nın iyi bir anlatımla yazıldığının ayırtına vardım. Aradan çıkarılacak bir kitap...
NOT: Yayınevi: İlya/çeviri: Ceyda Kılınç
İyi okumalar...
Yazarın Meksikalı kitabı birbirinden güzel öykülerden oluşuyor ve kitaba adına veren öykü Meksikalı öyküsüdür. Jack London bu öyküyü Meksika devrimini rapor ederken bir sınır kasabasında yazar ve ABD basını tarafından hakkında bir takım karalama haberleri çıkar. Bir ordusu olmayan London devrimi yazılarıyla desteklemiş ve bu öyküyü kaleme almıştır.

Jack London sosyalizm için mücadele ettiği gibi öyküde de Meksikalı genç bir boksör devrim için mücadele verir. Bokstan kazandığı parayı devrim için harcar. London’ın yaşam mücadelesinin kırıntılarını bu gençte görmek mümkün. Her ikisi de olağanüstü bir gözlem yeteneğine sahip. Boksörün rakibini ve seyircileri gözlemlemesi ve London’ın bunları tasvir etmesi müthiş gerçekten. Jack London hayatında boks yaptı mı bilmiyorum ama bunları yazabilmek için ya bir boksör olmanız ya da bir Jack London olmanız gerekiyor. Bir boks maçında bile adaletin olmadığı, kuralların ve kapitalizmin hep güçlüden yana olduğunu, parası olanın her zaman galip geldiği görebiliyoruz. London adalet tutkusunu, mücadele hırsını, halkın kanını emenlere karşı duyduğu nefreti, kapitalizm öfkesini ringe taşıyor ve tüm bunlar Meksikalının yumruklarında kendini gösteriyor. Vur Meksikalı, bir yumruk da benim için vur!
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.547 Oy)8.829 beğeni28.713 okunma833 alıntı139.678 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.306 Oy)19.068 beğeni43.390 okunma3.018 alıntı182.981 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.717 Oy)13.420 beğeni34.538 okunma3.415 alıntı146.107 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.284 Oy)9.249 beğeni25.630 okunma1.827 alıntı118.758 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.891 Oy)8.848 beğeni26.339 okunma2.658 alıntı114.791 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.657 Oy)5.766 beğeni19.673 okunma836 alıntı101.224 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.455 Oy)8.031 beğeni22.793 okunma826 alıntı89.801 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.572 Oy)9.082 beğeni25.363 okunma1.547 alıntı126.636 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.474 Oy)7.873 beğeni21.385 okunma3.999 alıntı129.401 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.018 Oy)6.362 beğeni16.821 okunma2.897 alıntı86.099 gösterim
Toplum içerisinde yaşanılan olumsuzklari, eksiklikleri hikayeştirerek çok güzel ifade eden bi kitap. Jack London 'u beyaz diş ile zaten çok sevmiştim, pek kişi tarafından az bilinen "meksikalı" kitabıyla daha da çok sevdim jack london'u :)
Boks maçlarını izlemeyi sevmem ama Sayın london'un anlatımıyla nefessiz okudum. İzlemek herşeyi görmeye yetmiyor aynı basketbol maçı gibi izlersin ama çoğu şeyi kaçırırsın. London okurken öyle hissettirmiyor her saniyesini yaşıyorsun. Anlatımın akıcılığı 1.30 saatlik yolu bir anlık yapabiliyor. Toplu taşımada rahatlıkla okunabilecek, kafa yormayan ama başka dünyalara sürükleyen bir kitap. Okuduğuma ve jack london u tanıdığıma mutluyum.
Kitabımız; Meksikalı Devrimci, Yaşamak Hırsı, Tarihten Bir Yaprak, Yalancı Nam-Bok, Lit-Lit'in Evlenmesi, Hayatın Yasası, Dönek, Çinli ve Krala Bir Burun isimleriyle 9 bölümden oluşuyor.
Felipe Rivera, devrim adına girdiği mücadelede grubunun kendisine güvenmemesine rağmen gerek yaptıkları gerek boks mücadelesi ve olay örgüsüyle beni kendine hayran bırakan ilk hikayeydi.
Yaşamak Hırsı adlı hikayede ise bir durgunluk ve aceleci bir final görüyoruz. Final oldukça komikti ama kalan hikayenin işleyişi o kadar can sıkıcıydı ki "neredeyse" beğenmedim.
Roger Vanderwater. Kölelikten yükselen ve şimdi kölelere eziyet eden Vandereater ailesinin son halkası. Bunu anlatan da bir hikaye anlatıcısı ve uyuyan köleleri uyandırmaya çalışıyor. Tabi benim aklımda hala ilk bölümdeki Boks hikayesi çok güzeldi neden bu kadar kısa sürdü sorusu var.
Yalancı Nam-Bok gerçekten de çok çaresiz bir kardeşimiz. Geminin demirden yapıldığını söylüyor. Bıçak suda battığından gemi de batar deniliyor ve kendisi yalancı durumuna düşürülüyor ama açık olmak gerekirse oldukça sıkıcı hikayeydi.
Lit-Lit'in Evlenmesi bölümünde de enişte beyi arıyoruz. Tabi buluyoruz da enişte, enişte değil Azerice İş Adamı dersek makbul. Tabi sadece bu sorunları taşıyan enişte değil; bizim kızın babası Snettishane de Tilkiler Kralı. Sevdim bu hikayeyi.
Hayatın Yasası bölümünde konuğumuz İhtiyar Koskoosh! Tabi hikayemiz oldukça soluk ve sarmadı beni. Neyse.
Bir sonraki hikayemiz Dönek. Johnny, dostumuz. Kendisi elektrik işleriyle uğraşan bir çocuk işçi vs devam etse de yazar burada ağır işlerde kullanılan çocuk işçileri, hükümet önlemlerini ve patronların bunu umursamadığını anlatıyor aslında.
Sonlara gelirken Çinli adlı bölümümüze giriş yapıyoruz. Bu sefer karakterimiz Cho. Fransada geçen bu hikayede işçilerden biri olan Cho'nun yakınlarından biri öldürülür. Bunun intikamı da cinayeti işleyen taraf nedeniyle bu cinayeti kanıtlayamayan görevlileri yermeye yöneliktir. Yazarın buradaki akıl oyunu da oldukça hoş.
Son bölüm Krala Bir Burun. Yi Chin Ho ve gene bir ölüm mahkumunun hikayesi. Fena değildi.
Böylece kitabımızın sonuna geldik ve oldukça hoş bir kitap diyemesem de beğendiğim hikayelerle iyi bir kitap diyeceğim..
5 tane farklı öyküden oluşan güzel bir eser.Akıcı ve sade bir dil; sizi hiç zorlamayan bir anlatım.
Her öyküde yoksulluğun, açlığın, çaresizliğin ve bu çaresizliği kabullenişin farklı bir yorumu var.
Realizm ve Amerikan Natüralizm ile tanıdığımız Jack London'ın 10 hikayeden oluşan ve kendi tarzıyla bezenmiş olan toplama hikaye kitabı. Eserde ki hikayeler asıl ustalık sergilediği alanın bu edebi tür olduğunu gösteriyor.
Jack London'ın romanlarında gördüğümüz gibi yine içerisinde işlenen konular; denizcilik, Amerikan yerli Kızılderili halkı, işçi sınıfının mücadelesi ve emek-değer çatışması göze çarpıyor. Kitaba ismini veren "Meksikalı" isimli hikaye bence en çarpıcı öykülerin başında geliyor. Buna ek olarak "Tarihten Bir Yaprak" ve "Çizgi'nin Güney Tarafı" adlı hikayeler tarihte yaşanmış olayları anlatmaktadır. Özellikle bu son iki hikaye, başlı başına roman olacak cinsten bir örgüye sahip.

Kitapta denizcilik, Amerikan yerlilerin hayatları vb. konular işlense de özellikle işçi, köylü sınıfının toplumda yaşadığı sorunlar; Sanayi Devrimi'nin yaratmış olduğu kayan band sisteminde çalışan işçilerin işlerine nasıl yabancılaştığı ve adeta onları bir makine haline getirdiği. Sömürgeci ülkelerin ucuz iş gücünü kullanarak kazanç elde etme çabaları ve bu işçilerin hayatlarını hiçe saymaları, toplumun zengin ve üst kesiminin işçi sınıfının bilinçlenmesini engellemek için okuma, yazma ve kitapları yasaklatması gibi toplumsal uyanışı öngören olaylar, sendika ve hükümet arasında ki emek-rant çatışması gibi konular haliyle baskın bir durumda.

Jack London severlerin severek okuyacağı, Jack London ile tanışmak isteyenlerin ise iyi bir başlangıç yapabileceğini düşündüğüm bir kitap.
Kitap adını ilk hikayesinden almış, 4 ayrı hikayeden oluşuyor,hikayelerin ortak yönü kahramanlarının boksör olması,ben kitabı elime aldığımda Meksika'lı bir devrimcinin hikayesini okuyacağımı sanmıştım,ama hikayeler fena değil,bir günde okunup bitirilecek bir kitap.
Birbirinden bağımsız ama hepsi boksla ilgili 4 hikaye.Spor üzerine oynanan bahislerin ve kirli oyunların anlatıldığı,kahramanlarının alt sınıflardan geldiği hüzünlü hikayeler.Özellikle Yumruk adlı hikaye çok etkileyici.
Kişilerin hayat mücadelelerini anlatan, verilen bu mücadelelerde kimin nerede, hangi çelişkilerle neye ne kadar sahip çıktığını anlatan okunası hikayelerden oluşan bir kitap.
Kısa hikayelerden oluşan Jack London Sosyalist yanlarının vurgulandığı bir eser. Keşke hikayeleri kalın ciltler halinde ayrı kitaplarda aktarsa da okusak diye bilirsiniz tabi Jack London kitaplarını seviyorsanız eğer...
Jack London... Bir direniş yazarı. Kitapta farklı konularla ilgili farklı hikayeler vardı. İnsanların haklarını aradığını fakat sistemin susturduğu hikayeler. Mutlu bitenler ya da en azından denemeye değerdi dediği hikayeler. Bu kitap bana otomatik portakalı hatırlattı. Çarklardan sadece biri.
"Rolünü inanarak oynayan bir aktör gibiydi, yaşamda dikiş tutturabilmek için dostluğun yabana atılmaz bir araç olduğunu öğrenmişti."
"Yakında öyle bir toz olacağım ki gölgeme bile rastlamayacaksınız buralarda."
Jack London
Sayfa 113 - İlya Yayınevi
"Acıma diye bir şey arama onda. Çelik kadar katı, buz gibi soğuk. Issız dağ başlarında insanın kaskatı kesilerek öldüğü kış gecelerinde ayışığı gibi..."
“Böyle sonunda para olan bokstan nefret ederdi. Açlıktan ölmemek için bu işe girmişti. Vücudunun boksa fevkalade müsait olması hiç bir şey ifade etmezdi. Nefret ediyordu. Junta’ya gelinceye kadar para için dövüşmemişti. Nefret ettiği bir işte muvaffak olduğunu gören ilk insan oğlu da o değildi.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Meksikalı
Baskı tarihi:
Temmuz 2016
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750732669
Orijinal adı:
Selected Stories
Çeviri:
Şemsa Yeğin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Meksikalı
Meksikalı Devrimci
Jack London her ne kadar daha çok romanlarıyla tanınsa da onun asıl ustalığını sergilediği edebî tür hikâyedir. Yaşamı boyunca iki yüze yakın hikâye kaleme alan London, yaşadığı dönemin toplumsal karmaşalarına duyarsız kalmamış ve tıpkı romanları gibi hikâyelerinde de bu meselelere eğilmiştir. Kapitalist sistemin acımasızca palazlandığı 20. yüzyıl başlarında, benimsediği sosyalist görüş doğrultusunda, bireyin sınıfsal kavgasını, toplumsal olayları ve insan-sistem çelişkisini anlattığı hikâyelerinde trajik ama bir yandan da destansı bir ton tutturmuştur. 12 hikâyesinin yer aldığı Meksikalı’da bu tarz hikâyeleri öne çıkmaktadır.

Seçkide yer alan hikâyelerin bir kısmı da insan-doğa çekişmesini ve Jack London’ın birçok başka eserinde izini sürdüğümüz deniz tutkusunu çıkarıyor karşımıza. Her biri öykü sanatının seçkin örneklerinden kabul edilen ve Şemsa Yeğin’in yetkin Türkçesiyle okurla buluşan öykülerin üçü dilimize ilk kez çevrildi.

Kitabı okuyanlar 139 okur

  • Frank Rakos
  • Melis Aktaş
  • The Erhan
  • Elif Ezgi
  • Drkitapsever
  • Semanur Oktay
  • Ahmet Kyn
  • Ahmet Furkan Topaloğlu
  • Damla Özdemir
  • Kerem tatar

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%5.9
18-24 Yaş
%23.5
25-34 Yaş
%38.2
35-44 Yaş
%20.6
45-54 Yaş
%8.8
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%39.1
Erkek
%60.9

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%7.5 (3)
9
%17.5 (7)
8
%27.5 (11)
7
%17.5 (7)
6
%12.5 (5)
5
%2.5 (1)
4
%0
3
%0
2
%2.5 (1)
1
%0