·
Okunma
·
Beğeni
·
7,4bin
Gösterim
Adı:
Denizin Çağrısı
Baskı tarihi:
Ağustos 2014
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750722356
Kitabın türü:
Çeviri:
Şemsa Yeğin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
San Francisco'da yaşayan Joe, kendini bir türlü derslerine veremeyen, arkadaşlarıyla sokak sokak gezmeyi sınavlara çalışmaya yeğleyen bir gençtir. Yaşamı sıradan, sıkıcı bulur, hep daha fazlasını bekler. Dolu dolu yaşamak ister ve günlerini çeşitli maceralara atılarak geçirenlere özenir. Kız kardeşinin okulda kendisinden daha başarılı olmasını, babasının hayal kırıklığını dile getirmesini kaldıramayan Joe, evden kaçarak denizci olmaya karar verir fakat kendini korsanların arasında bulur. Denizin Çağrısı, nefes aldığı her ânın tadını çıkarmak isteyen memnuniyetsiz bir gencin hayata ve yaşama dair farkındalık kazanma sürecini anlatıyor. Jack London'ın diğer birçok eserinde olduğu gibi, denize, denizciliğe dair ustaca gözlemler içeren roman, okurlara deli dolu bir gençlik hikâyesi sunuyor.
(Tanıtım Bülteninden)
160 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Jack London her zanam ki gibi baska bir sıcaklık ,başka bir ahenk ,muhteşem bir samimiyet ziyafeti sunuyor okuyucuya bu eserinde de ...
Bazen bizim sahip olup ta memnun olmadığımız hayat başkalarının hayali olabilecegini anlatan küçük ama içi dop dolu bir hikâye .
160 syf.
·4 günde·8/10 puan
Eğer ağaca tırmanmak istiyorsanız, yıIdızIara uIaşmaya niyet edin ki başarasınız.(Konfücyüs)

Karşısında deniz,önünde çalışması gereken bir sınav ve arada kalmış hayalleri.

Ebeveynlerin çocuklar üzerinde etkisi en büyüktür.Şunu yapma demekle, şunu yapmamalısın demek arasında çok fark vardır değil mi,ebeveyn ne yapması gerektiğini bilmeli,çocuğa yolu çizmemeli,nasıl çizeceğini öğretmeli.

İlk başta kitaptaki babanın ne kadar suskun ve vurdumduymaz bir baba olduğunu düşünebilirsiniz,annenin de hiçbir şey yapmadığını,sadece kızdığını-kitap anneye fazla değinmiyor- ama hepsi doğru,özellikle de babanın yaptığı,ne hayır diyor,ne de evet,ne yap diyor,ne de yapma.Sen sen ol ben de ben.Son dediğim alakasız konuyla :)

Bizim buralarda da vardır "Çingene Mahallesi" diye tabir ettiğimiz,karanlık,girenin çıkamadığı,dövüş ve kavganın eksik olmadığı,kitaptaki "Çukur" gibi bir yer.Nereden biliyorsun diye soracak olursanız,küçüklüğüm oralarda geçti :)

Öyle yerlerdeki kişilerin hepsinden iğrenebilirsiniz,farklı ve kötü gözle de bakabilirsiniz,bir bakıma haklısınız,çünkü oralarda yaşamadınız,onlar da insan,ve toplumu kalkındırdıklarını,hiçbir şeyin boş olmadığını düşünüyor,kötüleri de yok değil,ama iyileri de hafife alınacak gibi değil,ondan bundan iyiler.Yine de bunlar oranın karanlık ve korkulacak bir yer olduğu gerçeğini değiştirmez,merak ettiyseniz böyle yerleri, beklerim,gezdirebilirim :)

Jack London'un başlarda yapmış olduğu kızlara yönelik hakareti hiç hoşuma gitmedi,resmen kızlar insan değildir denmeye çalışılmış.Neyse ki sonlara doğru değeri anlaşılmış,yine de o hakaret olmasaydı iyiydi.

İnsanları zorla sınıflandırmaktan çekinmiyoruz,yaşamak isteyip,karada tutunamayan
bir "çocuğun" , karada yaşayıp sefa sürmesine rağmen,yaşamını kendisi yönlendirmek isteyen başka bir "çocukla" denizde buluşması tam bir uyum içerisinde olmuş.Jack London'a bu konuda teşekkür ediyorum,önem verilmesi gereken bir konuyu sunduğu için.

Büyük,küçük,yaşlısı,genci herkes okuyabilir,dersler çıkarabilir.

Jack London'un tek kitabıyla kalmayıp diğer kitaplarını da okuyacağım.

Hayallerinizden vazgeçmeyin,büyük de olsanız küçük de.Hayalle kalın.
160 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Ah bu gençlik! Hepimiz anne babamızın, bizim duygu ve düşüncelerimizi anlamadıkları , bizi çok sıktıkları , bizi hiç düşünmediklerini hissettiğimiz adına 'ergenlik' denen dönemi yaşamışızdır veya yaşıyoruz.
'Denizin Çağrısı' da böyle bir dönemden geçen bir gencin, özgürlük ve deniz aşkıyla evden kaçıp, korsanların kucağına düşmesini konu alıyor. Babasının (tabi bir zamanlar hiç kulak asmadığı) hayat hakkında ki ona verdiği öğütlerinin kıymetini zor ve tehlikeli yollardan tecrübe ediyor.
Hiç bilmediğim denizcilik hakkında terimler kitapta sıkça karşıma çıktı. Ara ara kelime anlamlarına bakmak zorunda kaldım. Fakat Jack London'ın muhteşem kalemiyle olayları gözümde canlandırmak hiç zor olmadı.
Klasikler insanda etki bırakmakır ve okuduktan yıllar sonra bile hatırlanır. "Kitap okumayı severim" diyen bir insan mutlaka klasik eserleri de okumalıdır ki başlarda sıkılabilir. Fakat bir kaç kitaptan sonra tadına varır.
Jack London'ın sade ve akıcı kalemi sayesinde 'Denizin Çağrısı' tam da klasik okumaya alıştırıp sevdirecek türden bir eser. Gençlik kitabı olarak bilinse de her yaştan okurun okumasını tavsiye ederim.
160 syf.
·5 günde·Beğendi
Bu kitapta kahramanımız küçük Joe'nun hikayesi anlatılıyor. Kitabın yazarı Jack London olunca tahmin edebileceğiniz gibi bu hikaye denize olan tutkuyu anlatmaktadır. Zaten yazar çoğu kitabında hikayelere denizde yer vermiş yada azda olsa değinmiştir. Bunun sebebi yazarında çocukluk hayalinin gemide çalışmak olmasıdır. Yazar bir dönem legal ve illegal olarak denizlerde çalışmış özellikle illegal kısımda büyük nam salmıştır.
Bu kitap için gençlik kitabı densede bence her yaştan insan kesinlikle okumalı. Zaten çok kısa bir kitap. Yarım olan fazla kitabım olduğu için benim okumam uzun sürdü. Fakat basit anlatımı ve akıcılığından dolayı en fazla 2 saatte bitebilecek bir kitap. Kitapta denize ve gemiciliğe özgü terimler var benim mesleğim olduğundan dolayı sıkıntı çekmedim. Fakat aşina olmadığınız bu kelimeler için sözlük karıştırmanız gerekebilir.
Kitabın içeriğine gelecek olursak. Okulunda başarılı olamayan Joe'nun bir not bırakıp evden kaçarak bir gemide iş bulmasıyla hikaye başlıyor.
Kaptan Fransız Pete yanında Deniz çocuğu isimli mürettabat ile birlikte Dazzler gemisinde hayallerine ulaşmaya çalışıyor. Bu kısımla ilgili çok bişey yazmak istemiyorum. Kitap zaten kısa o yüzden içerik hakkında çok bilgi vermek istemiyorum.
Kitap aslında kısa da olsa anlattığı çok şey var. Özellikle bu kitabı okurken tahminimce herkes kendi gençlik dönemini hatırlayacaktır. Anne ve babalarımızın bizi anlamadığını düşündüğümüz ve bunun üzerine yüzlerine söyleyemeden içimizde kopan fırtınalarla beraber oluşan sitemler herkesin aklına gelecektir. Bu kitapta bu çok güzel anlatılmış. Kitapta Joe'nun babası çok vurdumduymaz biri gibi gözüksede finalde gerçekten çok farklı bir şekilde karşımıza çıkacaktır.
Okumak isteyenlere keyifli okumalar dilerim.
160 syf.
·22 günde·2/10 puan
Jack London'un okuduğum ilk kitabıydı. Benim için biraz hayal kırıklığıydı açıkçası. Öncelikle bir ergen bireyimiz var. Bu ergen birey macera yaşama hevesiyle evden kaçıyor. Bir gemide tayfa olarak çalışmaya başlıyor. Tam buraya kadar çok akıcı bir kitaptı, fakat burdan sonra ki kısımda o kadar çok ayrıntılı denizcilik terimleri kullanılmış ki belki de ilgisizliğimden çok sıkılarak okudum. Kitabın arka kısmında yazarın denizcilikle ilgilendiğin ve çok hakip olduğundan bahsedilmiş. O yüzden belki bu durum benim ilgim olmadığı için bana olumsuz gelmiş olabilir. Fakat yazar denizciliği ne kadar iyi biliyorsa insan ilişkileri ve davranışlarını o kadar az biliyor ve beni asıl irite eden bu oldu.
Spoiler!!!!!!
Karakterimiz 4 günün sonunda eve dönüyor ve babasının ilk tepkisi: "Nerelerdeydin bakalım?" oluyor. Ne kadar inandırıcı olabilir?
Son olarak kitabın bazı yerlerinde sırf ders verilmek için özellikle yazılmış diyologlar vardı. Bunlara ne gerek vardı?
Yinede merak ediyorsanız beni dinlemeyin. Siz sevebilirsiniz.
Keyifli okumalar.
160 syf.
·7 günde
Jack London diyince Deniz tutkusunu aktarmadığı bir kitap beklemek ne büyük gaflettir inanın bilmiyorum ve bu tutkuyu sizin iliklerinize işlemediği bir anlatım görmekte bir o kadar imkansız.

Jack London yazı üslubunu en sevdiğim yazarlardan biri olduğunu her kitabında tekrar fark ediyorum ve bu kitabı da aynı şekilde beni kendisine bağımlı kıldı , inanılmaz sürükleyici bir kitap olduğunu da okuyacak olan herkese taahhüt ederim. Belki madem bu kadar sürükleyici ise sen neden 7 günde okudun bu 160 sayfalık kısa kitabı diye düşünecek kişiler olacaktır onlar içinde şu notu eklemek isterim; kitabı okumaya başladıktan sonra Covid-19 hastalığına yakalandım ve ancak bugün kendime gelebildim ve geldiğim gibi de okuyup , bitirip , inceleme yazmak istedim. Yani 7 günün 4 günü kendimde değildim diyebilirim :)

Kitaptan bahsedecek olursak pek yetişkin kitabı değilde çocuklar için yazılmış bir kitap gibi duruyor ama ben eminim ki okuyan her yetişkin kişi yine de kendisine birşeyler katacaktır.
Kitaptaki kahramanımız Joe Bronson 15 yaşında birçok imkana sahip ama aklı havada ve elinde ki değerlerin kıymetini bilmeyen bir kişilik ve de bir o kadar hayatın gerçeklerine karşı vurdumduymaz biri ama bir gün başına öyle bir olay geliyor ve içinde her zaman bulunan serüvene atılma duygusu o kadar baskın hale geçiyor ki herşeyi arkasında bırakıp Deniz'in Çağrısına kayıtsız kalamayıp kendini bir geminin tayfası olarak buluyor ve esas olaylar bu dakikadan sonra başlıyor. Hikayenin en sonunda ise 4 günde yaşadığı ve öğrendiği şeylerle belki 40 yıl olgunlaşan bir Joe Bronson ortaya çıkıyor. Joe ile birlikte bazı şeylerin önemine sizde varıp , bilmediklerinizi öğrenip ya da bilip de her zaman kulak arkası ettiğimiz bu gerçeklerin aslında daha fazla ön plana alınmasına sizde karar veriyorsunuz , ya da en azından bende böyle oldu :)

Peki hiç mi kötü tarafı yok bu kitabın ;

Bence en kötü yönü çok kısa kalması , aslında hikaye o kadar uzatılmaya müsait ki bu kadar kısa kesilmesi bende büyük bir memnuniyetsizlik duygusu uyandırdı çünkü bazı şeyler çok üstün körü geçilmiş yani kitap aceleye getirilmiş , şahane bir konu heba edilmiş gibi geldi aynı zamanda kitap tamda yepyeni bir maceranın başlayacağı yerde bitti o yüzden yarım kalmış hissi uyandırdı.

Başka da öyle bahsedilmeye değecek kötü bir yanı yok bence ve benim açımdan kötü olan bu şeyler de çocuk kitabı olarak düşünüldüğünde aslında olması gereken şeyler gibi dursa da ben kendi açımdan yaklaşıyorum :)

Bu arada ; Jack London okumaya başlamak için iyi bir kitap ama çok daha önemli eserlerini okuduğum için , tavanının ne derece yüksek olduğunu bildiğim için bu kitabı diğerleri kadar büyük heyecan yaratmadı ama ayrı bir kitap olarak düşündüğümde gayet başarılı bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Kısacası kısa sürede güzel bir kitap okumak istiyorum diyorsanız çok yorulmadan ve de keyif alarak okuyabilirsiniz.Ayrıca çocuğuma ne okutsam diye düşünen kişiler içinde mükemmel bir öneri olacaktır , hem doğru ile yanlış muhakemesini kavramaları için iyi bir alıştırma olacak hem de böyle büyük bir yazar ile tanışma fırsatını erken yaşta yaşamış olacaktır.

Herkese iyi okumalar :)
160 syf.
·3 günde·8/10 puan
Denizin Çağrısı, nefes aldığı her anın tadını çıkarmak isteyen memnuniyetsiz bir gencin hayata ve yaşama dair farkındalık kazanma sürecini anlatıyor. Jack London'ın diğer birçok eserinde olduğu gibi, denize, denizciliğe dair ustaca gözlemler içeren roman, okurlara delidolu bir gençlik hikayesi sunuyor. (Arka sayfadan)

Kitabı okurken özet bir roman okuyormuşum hissini verdi. Yazar bu eserinde Martin Eden, Beyaz Diş ya da Vahşetin Çağrısı adlı eserlerindeki başarıyı ve sağlam kurguyu yakalayamamış. "Jack London'ın bütün eserlerini okuyacağım" diye bir iddianız yoksa bu romanı okuma listenizde son sıralara koyabilirsiniz.

Ek bilgi olarak bazı yayınevleri kitabı "İstiridye Korsanları" adıyla basmışlar.

Bilgilerinize...
160 syf.
·4 günde·8/10 puan
Jack London , benim için joker bir yazar. Kesinlikle hayal kırıklığına ugratmadi beni bugüne kadar. Yazdığı her romanda veya öyküde kendisinden mutlaka birşeyler bulabilirsiniz. Bir nevi kendi biyografisinden esintiler sunar size yazdıklarında. Böylece hem onu daha yakından tanımış olursunuz, hem de sürükleyici bir romanin içinde bulursunuz kendinizi. İstiridye Korsanları da böyle bir roman.

Evet, belki bir Martin Eden değil, belki bir Demir Ökçe değil, ya da Beyaz Diş . Hatta birçok yayınevi cevirmemis bile bu romanı. Ama tam London'dan beklediğimiz gibi güzel bir eser. Belki yukarıdaki romanlar kadar popüler değil, buna karşılık verdiği mesajlar muazzam.

Okulla arası pek iyi olmayan, derslerinde başarısız, haylaz bir çocuk olan Joe, yaşadığı hayatın kendisine uygun olmadığını düşünerek, birgün denizlerde korsanlik yapan bir gemide miço olarak işe başlar. Çok fazla hayali vardır Joe'nun. Yeni yerler görmek, denizlerde özgürlüğun tadına varmak gibi. Dersler, tarihmiş, matematikmiş ona göre değildir. Bunlar ona birşey kazandirmayacaktir ona göre. Denizci olursa eğer, hayallerinin peşinden gidecektir.

Joe bunları hayal ededursun, maalesef evdeki hesap çarşıya uymaz. Çalıştığı gemi korsan gemisidir. Hırsızlık yaparak gecindirmektedir sahibini. Bu durum ise Joe'ya uygun değildir. Büyük umutlarla atıldığı bu macera, onun için hüsranla sonuçlanır.

Romandaki Joe karekteri , Jack London'dan bankası değil. Onun hikayesini bilenler, çocukluğunda böyle bir serüvene atıldığını hatırlayacaktır.

Dedim ya , Jack London jokerdir. Ondan ne alacağınızı bilirsiniz.

Çeviri Mete Ergin, yayınevi yordam kitap. Çok başarılıydı. Söylemeden edemeyeceğim.
160 syf.
·2 günde·Puan vermedi
jack londan deyince aklımıza ilk gelen 'deniz tutkusu' olur, ki zaten gerçek hayatında da denizcilik yeteneği olan; hatta görmüş geçirmiş denizcilerin bile denize açılmayı göze alamadığı havalarda serüvene atılmaktan çekinmeyen cesur bir adam olduğunu bilmeyen yoktur aramızda;yani hayranlarında ;)... kitabın isminden de anlaşıldığı gibi bir deniz macerasını anlatıyor jack; ama gencecik bir çocuğun 4 günde yaşadıklarıyla... kitap; okulda ve sınavlarında başarısız olan ve içinde bulunduğu hayattan memnun olmayan, bu yüzden de büyük bir denizci olmak isteyen; sabah koltuk altında kitaplarıyla okula giden ancak bir anlık evden kaçma arzusuyla akşam kendini Dazzer adlı bir gemide tayfa olarak iş başında gören 15 yaşındaki Joe'nun hayata ve yaşama dair farkındalık kazanma sürecini anlatıyor... roman cidden akıcı ve etkileyici arkadaşlar... okuyun isterim... hele de ergenlik çağındaki çocuklarının mutlaka okuması gereken kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum... sevgilerimle...
160 syf.
·Beğendi·6/10 puan
Güzel bir gençlik hikayesi. Sıkmadan bir günde bitirebileceğiniz bir kitap ama büyük beklentileriniz olmasın. Ailesinin kendisini anlamadığını düşünen (ki hepimiz o yaşlarda bunu düşündük) minik kahramanımızın başından geçen heyecan verici aynı zamanda tehlikeli macerasına eşlik edebileceğiniz bir eser. Keyifli okumalar..
78 syf.
·Beğendi·6/10 puan
Jack Londonun hikayelerini bilenler bilir Akıcı bir olay akışıyla anlatır. Yine aynı üslupla yazdığı güzel kısa bir hikaye. İyi okumalar. Var olun.
160 syf.
·2 günde·8/10 puan
Joe, kendini derslerine veremeyen, okulda başarısız ve zeki bir genç. Hayatındaki monotonluktan sıkılmış, özgürlüğüne düşkün ve denizlere açılma hevesi ile dolu. Ailesinin okul yönündeki baskılarından bunalıp mektup bırakarak evden kaçar ve denizlere açılır. "Siz bu mektubu okurken, ben çok uzaklarda..." falan.
Ergenlik dönemindeki bir gencin hayata bakışı, yeni bir yaşam hevesi ve bu yolda yaşadığı zorlukların, mücadelenin ve kapıldığı gençlik heyecanından duyduğu pişmanlığının anlatıldığı bir gençlik öyküsü.
Hepimizin başımızdan benzer olaylar geçmiştir. Gençliğin asi ergenlik döneminde bir kimlik arayışı. Hayallerimiz.. Kendimizi ifade etme ihtiyacı..Yaşama tutunma çabası..
Jack London ise bu kitabında kendi yaşamından da izler taşıyan bir öykü ortaya çıkarmış...Gençlik yıllarında denize açılma yıllarını bu kitapta Joe üzerinden anlatır...
Kısır kalmış, kırılmış, çirkinleşmiş bir yaşamı güzelleştiremez, onaramaz, yeşertemez para.
Jack London
Sayfa 149 - Can Yayınları/ 6. Basım
Yavaş yavaş anlıyordu her şeyi. Yanlış bir iş yaptıysa, cehaleti yüzündendi bu. Ve geçmişte yaptığı yanlışlardan duyduğu utanç, gelecekte yaşayacağı olayların korkusundan büyük değildi.
Jack London
Sayfa 80 - Can Yayınları/ 6. Basım

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Denizin Çağrısı
Baskı tarihi:
Ağustos 2014
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750722356
Kitabın türü:
Çeviri:
Şemsa Yeğin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
San Francisco'da yaşayan Joe, kendini bir türlü derslerine veremeyen, arkadaşlarıyla sokak sokak gezmeyi sınavlara çalışmaya yeğleyen bir gençtir. Yaşamı sıradan, sıkıcı bulur, hep daha fazlasını bekler. Dolu dolu yaşamak ister ve günlerini çeşitli maceralara atılarak geçirenlere özenir. Kız kardeşinin okulda kendisinden daha başarılı olmasını, babasının hayal kırıklığını dile getirmesini kaldıramayan Joe, evden kaçarak denizci olmaya karar verir fakat kendini korsanların arasında bulur. Denizin Çağrısı, nefes aldığı her ânın tadını çıkarmak isteyen memnuniyetsiz bir gencin hayata ve yaşama dair farkındalık kazanma sürecini anlatıyor. Jack London'ın diğer birçok eserinde olduğu gibi, denize, denizciliğe dair ustaca gözlemler içeren roman, okurlara deli dolu bir gençlik hikâyesi sunuyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 960 okur

  • Sıla
  • Dilan Bürüce
  • A
  • Özlem Sürücü
  • Səbuhi Tahirov
  • Münferit
  • Elif Yardımcı
  • Okan Narin
  • Tuğba Akdoğan
  • Meltem Akca

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%2.3
13-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%18.2
25-34 Yaş
%40.9
35-44 Yaş
%22.7
45-54 Yaş
%9.1
55-64 Yaş
%4.5
65+ Yaş
%2.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%37.5
Erkek
%62.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%10.6 (37)
9
%10.3 (36)
8
%19.4 (68)
7
%10.6 (37)
6
%7.7 (27)
5
%3.1 (11)
4
%0.3 (1)
3
%0
2
%0.3 (1)
1
%0.3 (1)