Denizin Çağrısı

7,9/10  (17 Oy) · 
41 okunma  · 
12 beğeni  · 
1.234 gösterim
San Francisco'da yaşayan Joe, kendini bir türlü derslerine veremeyen, arkadaşlarıyla sokak sokak gezmeyi sınavlara çalışmaya yeğleyen bir gençtir. Yaşamı sıradan, sıkıcı bulur, hep daha fazlasını bekler. Dolu dolu yaşamak ister ve günlerini çeşitli maceralara atılarak geçirenlere özenir. Kız kardeşinin okulda kendisinden daha başarılı olmasını, babasının hayal kırıklığını dile getirmesini kaldıramayan Joe, evden kaçarak denizci olmaya karar verir fakat kendini korsanların arasında bulur. Denizin Çağrısı, nefes aldığı her ânın tadını çıkarmak isteyen memnuniyetsiz bir gencin hayata ve yaşama dair farkındalık kazanma sürecini anlatıyor. Jack London'ın diğer birçok eserinde olduğu gibi, denize, denizciliğe dair ustaca gözlemler içeren roman, okurlara deli dolu bir gençlik hikâyesi sunuyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2014
  • Sayfa Sayısı:
    160
  • ISBN:
    9789750722356
  • Çeviri:
    Şemsa Yeğin
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Erhan Kurupınar 
21 Şub 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 7/10 puan

Jack Londondan yine sürükleyici bir macera kitabı.Okuldaki derslerinde başarısızlığıyla bilinen kahramanımız Joe biraz uçarı ve özgürlüğüne düşkün bir çocuktur.Denizin cazibesine kapılıp bir korsan gemisine gider ve bir sürü macera yaşamaya başlar.Büyüklerinin kendisini anlamadığını düşünen Joe yaşadıklarından ders çıkarabilecek mi?Macera romanı sevenler için okunacak güzel bir kitap.

Aykut 
26 Haz 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Jack London'un yine hayatından kesitler içeren bu sürükleyici eser insanı denizlere açılasını getiriyor. Denizci olmak ister fakat kendini korsanların arasında bulur. Midye korsancılığı yapar. Liseyi yarın bırakmıştır. Denizden gelince 4 yıllık liseyi 1 yılda bitirir. Jack London'dan bahsediyorum, hayatı öyle maceralı ki, bu kitabına da yansımış tüm bunlar.

Deniz KAYA 
21 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Okuduğum zaman yaşamamızı sorgulayıp sırt çantamı alıp kısa bir süre insanlardan uzak olmamı sağladı.İnsana neden yaşadığını niye var olduğunu anlatıyor.

Kitaptan 9 Alıntı

Madam Tutli Putli 
 24 Nis 20:58 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Oku ve Hayal et!!
Dünyada bir şeyler yapmak, bir şey olmak için yapılacak tek şey okumaktır.

Denizin Çağrısı, Jack London (Sayfa 61 - Can Yayınları)Denizin Çağrısı, Jack London (Sayfa 61 - Can Yayınları)
mustafa anıl 
01 Nis 21:25 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Evet, doğruydu, güven güveni, güç gücü doğururdu.

Denizin Çağrısı, Jack London (Sayfa 106)Denizin Çağrısı, Jack London (Sayfa 106)

Jack London, istiridye korsanlarının yakın dostuydu ama
okumaya karşı olan tutkusuyla onlardan ayrılıyordu.
Çılgın bir deniz seferinin ardından kamarasına kapanır;
Kipling, Émile Zola ya da Bernard Shaw gibi yazarların zevkini çıkarırdı.
En sevdiği kitaplardan biri Paul Du Chaillu’nun The Viking Age
(Vikingler Çağı) adlı yapıtıydı. Bunları okudukça da kendisine;
Britanya’nın büyük bir bölümüyle Normandiya’yı fetheden,
Avrupa’yı aşıp İstanbul’a varan, “adadan adaya atlayarak”
Atlantik’i geçip Kuzey Amerika’yı, Grönland’ı ve Kuzey Kutbu’nu
keşfeden kahraman denizcilerin torunu gözüyle bakardı.

Okumaya karşı duyduğu büyük sevgi okulda başarılı olmasını sağlamadı.
Ama okula gitmesinin bir yararı oldu: Yazmasını öğrendi.

Denizin Çağrısı, Jack London (Sayfa 11 - Can Yayınları - Sunuş)Denizin Çağrısı, Jack London (Sayfa 11 - Can Yayınları - Sunuş)
Salih Çermik 
08 Oca 19:15 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Dünyadaki bütün paralar bir araya gelse satın alamaz insan yaşamını. Boşuna harcanmış, ziyan edilmiş bir yaşamın yerini de tutamaz hiçbir para. Kısır kalmış, kırılmış, çirkinleşmiş bir yaşamı güzelleştiremez, onaramaz, yeşertemez para.

Denizin Çağrısı, Jack London (Sayfa 149 - Can Yayınları - 3. Baskı)Denizin Çağrısı, Jack London (Sayfa 149 - Can Yayınları - 3. Baskı)

The Cruise of the Dazzler
Dünyanın çeşitli yerlerinde yaşanan serüvenleri anlatan
pek çok heyecanlı öykünün yazarı olan Jack London’ın
kendi yaşamı da heyecan ve serüven doludur.
14 Ocak 1876’da San Francisco’da doğan yazarın gençliği
çoğunlukla kentin sokaklarında başıboş dolaşmakla geçmiştir.

Aslında San Francisco kenti, o dönemlerde heyecan dolu
serüvenlerin yaşanmasına çok uygun bir yerdi.
1776 yılında kurulan kent, 1848 yılında “Altına Hücum”un kente uzak
ve değişik yerlerden pek çok serüvenci getirmesiyle şaşılacak
ölçüde büyüyüverdi. Her ulustan insan akın etti buraya ve kentte
kısa zamanda İtalyan ve İspanyol “mahalleleri”yle büyük bir
“Çin kasabası” oluştu. San Franciscolu oğlanlar, kısa sürede
başlarının çaresine bakmayı ve yumruklarını kullanmayı
öğrenmek zorunda kaldılar – zaten okula giden herkesin kendi
yaşıtıyla dövüşmesi kentin eski bir yerel geleneğiydi.

Jack London o yaşlarda avcılığa ve denizciliğe merak salmış,
vaktinin çoğunu yat kulübünün iskelelerinde ufak tefek işler
aramakla geçirir olmuştu. Tekne sahipleri, London’ın güverte
kazımak gibi güç işlere ya da en kötü havalarda bile siren direğine
tırmanmak gibi tehlikelere bana mısın demediğini ve çocukta
anadan doğma bir denizcilik yeteneği bulunduğunu görünce,
onu hemen teknelerine alıyor, getir götür ve
temizlik işleri karşılığında birkaç kuruş veriyor,
San Francisco Körfezi’nde kısa gezilere götürüyor,
küçük teknelerin kullanılması konusunda ne biliyorlarsa öğretiyorlardı.

Denizin Çağrısı, Jack London (Sayfa 9 - Can Yayınları - Sunuş - 1.Baskı: 1982)Denizin Çağrısı, Jack London (Sayfa 9 - Can Yayınları - Sunuş - 1.Baskı: 1982)

Jack London & İstiridye Korsanları
Bir korsanlar filosuna katılarak istiridye yataklarına baskın
yapan London, saygıdeğer dünyanın üç ay boyunca alınteriyle
çalışma karşılığı kendisine vereceği paradan fazlasını bir
gecede kazanıyordu. Daha çocuk olmasına karşın, kısa sürede
körfezdeki en yaman istiridye korsanlarından biri olarak ün yaptı.
Kendisinden çok daha deneyimli ve yaşlı adamları bile yelkende geçen,
dövüşte yenen, hepsinden daha çok içki içebilen hızlı bir korsandı o artık.
Eşsiz denizciliğinin yanı sıra o görülmemiş gözüpekliği sayesinde
ganimetini herkesten önce limana getirip en yüksek fiyata
satmayı başarıyordu. Polis, teknesine baskın yaptığında onları hoşnut
etmesini bilir, en etli istiridyeleri önlerine sürerdi, şişelerle bira sunardı.

Ne var ki, korsan uğraşdaşlarıyla geçinmeyi başaramadı;
bu yasa tanımaz adamlar, onun başarısını kıskanıyor, Jack’i
yumruk dövüşlerine, kanlı kavgalara katılmak zorunda bırakıyorlardı.
Ama Jack London işini biliyordu: Kendisinden büyük bir korsan
–ona Razzle Dazzle’ı satan– teknesini yakıp yıkmaya geldiğinde,
saldırganı dolu bir tüfekle körfezde susta durdururken
ayağıyla da dümeni kullanmış böylece tekneyi kurtarmıştı.

Ancak daha sonraları, istiridye korsanlarının çoğunun katıldığı
bir sarhoş kavgasında Razzle Dazzle’ın önce ana yelkenini yakmışlar,
sonra da borda edip ateşe vermiş ve batırmışlardı.
Jack London üzüntüye kapılmamış, başka bir korsanın gemisine
–bu kitapta adı geçen rengeyiğine– katılarak istiridye baskınlarını sürdürmüştü.

Denizin Çağrısı, Jack London (Sayfa 10 - Can Yayınları - Sunuş)Denizin Çağrısı, Jack London (Sayfa 10 - Can Yayınları - Sunuş)
Aykut 
25 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Eğer o, yani Joe Bronson, şu balıkçı kayığının içinde olsaydı ve açık denizlere açılsaydı, daha ne isterdi! Ah, ne güzel olurdu! Ya da o ıskunada olsaydı, güneşin denizde yıkadığı ışıkları arasında kaybolsa, dünyaya açılsaydı! Asıl yaşamak ona derlerdi işte! Hayatta bir şeyler yapmak, yeryüzünde bir anlamı olmak buna derlerdi. Oysa o burada, kilitli bir kapı ardında kendisi dünyaya gelmeden binlerce yıl önce ölüp gitmiş insanların ne yapıp ne ettiğini ezberlemek için kafa patlatıyordu.

Denizin Çağrısı, Jack LondonDenizin Çağrısı, Jack London

Razzle Dazzle
Gazete satmak gibi işlerden kazandığı paranın çoğunu
annesine vermesine karşın, elden düşme bir teknecik almaya
yetecek parayı biriktirmeyi başardı Jack London; onu boyamaya,
bir yelken ve bir çift kürek almaya yetecek parayı da topladıktan
sonra seferler yapmaya, okyanusun iri dalgalarıyla birlikte
denizlerde uçmaya, kayabalığı avlamaya başladı.

Görmüş geçirmiş denizcilerin bile denize açılmayı göze alamadığı
havalarda serüvene atılmaktan çekinmemesi, “istiridye korsanları”yla
dostluk kurmasına yol açtı. San Francisco Körfezi’nde
–çoğu özel kişiler tarafından işletilen– birçok zengin istiridye yatağı vardı
ve korsanlar, korsan adını bu yataklardan istiridye kazıyıp
sahilde karaborsa satmakla almışlardı.

Bu korsanların başarıları Jack London’da onların arasına katılma
isteği uyandırmış, birinin teknesini satmak istediğini öğrenince de
ona yakınlık gösteren ve kendi çocuğu gözüyle bakan zenci
“Jenny Sütanne”den yüz dolar borç almayı başarmıştı.
Böylece London, daha neredeyse çocukken –bu kitaba
adını verdiği sanılan– Razzle Dazzle adlı teknenin sahibi oluyordu.

Denizin Çağrısı, Jack London (Sayfa 10 - Can Yayınları - Sunuş / 1. Baskı: 1982, 4. Baskı: Mart 2017)Denizin Çağrısı, Jack London (Sayfa 10 - Can Yayınları - Sunuş / 1. Baskı: 1982, 4. Baskı: Mart 2017)

Sahil Polisi: Jack London
Kilise korosuna katılmasını isteyen öğretmenine karşı gelen
London, ona, “Kendi sesini bozmak istemediği ve öğretmenin
akordu bozduğunu,” söyleyerek direnmişti. Buna sinirlenen
öğretmen onu müdüre şikâyet etti. Ne var ki müdür,
London’ın, düşüncesine katılmış olsa gerekti – kısa bir kompozisyon
yazması koşuluyla koroya katılmayabileceğini söyledi.
İşte bu olay, geleceğin yazarının her sabah bin sözcük
yazmaya alışmasına neden olmuştur.

Jack London çok okuyan bir kişi olarak istiridye avcılığının
onu tutukevi ya da mezardan başka bir yere götürmeyeceğini anlamıştı.
Bir polis dostunun önerisiyle “Sahil Polisleri” örgütüne katıldı ve
bir zamanlar kendisinin de yaptığı istiridye baskınlarını önleme
görevini yüklenmiş oldu. Korsanlığın girdisini çıktısını bildiği için
bu işte çok başarılı oldu; yeni uğraşı sayesinde birçok serüven yaşadı,
bu olaylar ileride yazacağı “Sahil Polisinin Başından Geçenler”
adlı kitabının malzemesi olacaktı.

Denizin Çağrısı, Jack London (Sayfa 11 - Can Yayınları - Sunuş)Denizin Çağrısı, Jack London (Sayfa 11 - Can Yayınları - Sunuş)