George tabancayı kaldırdı ve sımsıkı kavradı. Namluyu, Lennie' nin ense köküne dogru yaklaştırdı. Eli zangır zangır titriyordu. Yüzü kaskatı oldu ve elini sabitledi. Tetiğe bastı. Ses tepelere yükseldi sonra yankılanarak geri döndü. Lennie sarsıldı, sonra yavaşça öne doğru, toprağa devrildi ve kıpırtısız kaldı.
George! Dedi.
Ne var?
Tavşanlara yine ben bakacağım değil mi?
Tabiı. Sen bir kabahat işlemedin ki.
Kötü bir şey yapmak istemedim George.
Anladık, uzatma.