Yağmurlar yağıyor şehrime, yollarıma Toprak kokusu işliyor bütün ruhuma Damlalar çiseliyor kirpik uçlarıma Karışıyor gözyaşlarımla Akıyor sessiz ve usulca.
Kırılgan mektuplar yazıyorum hayata Adresi belli olmasada, Şimdi üşüyen bu yüreğe bu cana Sıcacık bir kış lazım bana, İçimi ısıtan bir bardak çaya İçimde büyümeyen çocuk kalan yanıma.
Anamın sesi gelse kulaklarıma Öpeyimde geçsin dese yaralarıma Sobanın başında cennet kokusuyla Şefkatli elleri ile başımı okşamasına Yürek daha ne kadar alır yara Ömür kaç güz, kaç kış yaşar daha Bilmiyorum!
Hayat denen bu yolculukta...