Dudağından onmaz derdi kaptığım
Gözümde gönlümde ilah yaptığım
Sevmek ne demek haşa taptığım
Çıktım yörüngenden git güle güle
Galipsin ödülü hak ettin yeter
Saçımı sakalımı ak ettim yeter
Çekil git, canıma tak ettin yeter
İstemem, görünme düşümde bile
Benden beter aşka duçar ol emi
Daha da çaresiz naçar ol emi
Dilerim dünyada gör cehennemi
Sende muhannetten merhamet dile
O taş yüreğinin, daha sertine
Çatıpta, bir ömür ağla derdine
Gönül ver dünyanın en namerdine
Kapısında kul ol, emrinde köle
Kara gözlerinden dinmesin biran
Kanlı yaş, daima yaslı gibi yan
Erme muradına, Aslı gibi yan
Dile destan olsun, çektiğin çile
Dönmeği deneme gözümde yoksun
Gönlümde, özümde sözümde yoksun
Günahıma giren, zehirli oksun
Çıkarttım kalbimden, attın yad ile...
Bir akşam gözlerinde kayboldum, sustum
Adını içimde bin kere anıp da kustum
Sensizliğin en derin yerine ben düştüm
Anladım ki kalbim sende kaldı, gelmedin
Bir rüzgâr gibi geçtin ömrümün içinden
Ne bahar bıraktın ne çiçeklerim benden
Yaralı bir cümle kaldı dudaklarım senden
Söylemedim kimseye, sen yine de bilmedin
Geceyi omzuma alıp yürüdüm sensiz
Yıldızlar şahidimdi, dualarım sessiz
Bir tek hatıran kaldı, o da benden izsiz
Sevmenin bedelini ben ödedim, gelmedin...
-Metehan Tunçkılıç
Bırak deli Haydar bırak be gardaş
Kafayı bozmaya değmez bu dünya
İster hızlı dönsün isterse yavaş
Sen seni üzmeye değmez bu dünya
Fani diyen varsın desin sana ne
Gönül veren gitsin versin sana ne
Haydut vursun hırsız yesin sana ne
Gücenip kızmaya değmez bu dünya
Nerde kan akıtıp kavga verenler
Nerde şimdi sefasını sürenler
Ne götürdü kucağına girenler
Bir yırtık çizmeye değmez bu dünya
Hayaller kur tespih tanesi farzet
Hepsi de senindir otuz üç adet
Bırak kalsın orda hiç çekme zahmet
İpliğe dizmeye değmez bu dünya.
Kulpu yok ki neresinden tutasın
Sana göre lokma değil yutasın
İçine gireni Allah kurtarsın
Üstünde gezmeye değmez bu dünya.
Gel gitme kal desem kalamazsın ki
Ortadan böl desem bölemezsin ki
Git tekrar gel desem gelemezsin ki
Aldanıp azmaya değmez bu dünya
Eskiler alırım, haydi eskici
Eski halı, kilim, giyisi alırım
Bir zahmet bana da uğra eskici
Acele edersen memnun olurum
Çekinme eskici, içeri buyur
Burada bir aşkın ateşi uyur
Baktıkça içimin yangını büyür
İşte şu odada baş başa kaldık
Şu ahşap masayı birlikte aldık
Onun, şu gördüğün kadife koltuk
Bilsen şu camları örten perdeler
Neler gizlediler, neler gördüler
Konuşabilseler neler derdiler
Burada ne varsa hepsi senindir
İlk önce duvardan tabloyu indir
Hiç sorma resmini gördüğün kimdir
Onun şu daktilo, şu kalem kağıt
İster sat, istersen hayrına dağıt
Sussun bu hıçkırık, dinsin bu ağıt
Sabır mı dayanır bu ihanete
Hiçbir şey bırakma kütüphanede
Benim ne işim var defter kitapla
Topla be eskici hepsini topla