Şiir,insanın tecrübelerini yansıtan bir ayna gibidir. Gerek insani ilişkiler noktasında, gerek hayat serüveninde, insanın hissetiği duyguları okurlara yansıtır ve okurların ruhunda anlam bulur. Şair bu aynalamayı bazen kendi tecrübelerinden, bazen gözlemlerinden süzerek anlatır.
Cemal Safi'nin Vurgun Kitabı, bir şiir kitabı olmanın dışında, bir tutam biyografi içeren,bir tutam gözlem içeren şiirlerden oluşuyor. En belirgin temalar olarak ihanet, ayrılık ve aşk işleniyor. Kitabın isminin 'Vurgun' olması da,bu sebepten olabilir diye düşündüm.
Halk şiirinin duyguları sağaltan(iyileştiren) bir yönü var. Modern şiirde,satır aralarındaki anlamlar,dizeler duyguyu düzenleyerek sağaltmamıza yardımcı olurken,halk şiirinde duygular bellidir ve ne hissediyorsak direk o dörtlükle duyguyu konuşturabiliyoruz. Ama ben modern şiirin,imge ve metaforlarla zihinsel kazıya sebebiyet vermesini de seviyorum .
Şiirde geçen temalardan bir çoğu
i h a n e t duygusuna yönelikti. İhanet sadece bir eylem değil,güveni ve inancı yakıp yıkan, önü durdurulamaz bir ateş gibidir bence... Yangından sonra kalan siyah isler gibi, o kişiye duyulan güven ve inanç da, kalpte siyah bir leke gibi kalır. O duygular artık yanmıştır, geri dönüşü yoktur. Hâlbuki güven ve inanç bir servet gibidir. Birliktelik bu güzel hislerle beslenir ve bereketlenir. İhanet ise iflasa uğramış gibi, tüm serveti silip süpürür. Ve şairin dediği gibi "Sen benim gönlümün servetini tükettin.." dediği noktaya gelinir. Şair, ihanetin acısıyla, öfkesini, hayal kırıklığını haykırır.
Şiirde fazlasıyla bahsedilen diğer bir tema a y r ı l ı k ise, insan ruhundaki kırgınlığı ve hüznü göz önüne seren önemli konulardan biridir. Birbirinden renkli geçirilmiş, birlikteliğin mührü olan anılar, kalpte yer edinir. Her