FMK

Ben daha yorgunluğumun içine bile tam oturamadım. Daha nefesimi toparlamadan, olanları anlamadan, kendime “Ne oldu bana?” bile diyemeden… Benden ayağa kalkmamı beklediler. Güçlü durmamı, toparlamamı, her şeyi yeniden kurmamı… Oysa ben hâlâ olup bitene anlam vermeye çalışıyorum. Sanki biri içimi ansızın bastı. Nefesim dar, kalbim yorgun. Zaman kavramını yitirmiş gibiyim. Ne gece rahatlatıyor beni ne gündüz avutuyor. Her şey içimde zamansız bir ağırlığa dönüştü. Sanki hayattan yavaş yavaş gidiyor içim… Ama gören yok. Hisseden yok. Ve sonra kalkıp diyorlar ki, “Sen değişmezsin.” Oysa bilseler… Ben zaten değiştim. Sessizliğim değişti. Umudumun şekli değişti. Eskisi gibi gülemiyorum mesela, ya da öyle kolayca inanamıyorum kimseye. Değiştim evet, ama görmediniz. Belki de görmek istemediniz. Beni hâlâ aynı sandınız ama ben artık başka bir “ben”im. Kırgınım. Belki de biraz kayıp… Ama her şeye rağmen hâlâ buradayım. Ve bu bile başlı başına bir mücadele. Sadece bunu bilin istedim. Ben hâlâ anlamaya çalışıyorum. — Bilinmeyen bir içtenlikle
Reklam
Sana “gitme” diyemedim. Dilimin ucuna kadar geldi belki, ama içimde sustum. Çünkü gitmek isteyen birine kal demek, bazen kendi kalbini inkâr etmek oluyor. O an cesaretim yoktu; ne seni durdurmaya, ne de kendimi ayakta tutmaya. Sadece baktım ardından… Gözlerimde bir yıkım, içimde onarılmamış kırıklar. Zannettim ki zaman geçince geçer, Ama geçmedi. Kendime bir türlü sarılamadım. Her gece aynada kendime rastlıyorum, Eskimiş bir yüz, eksilmiş bir kalp. Sen gidince ben yarım kaldım. O yüzden ne sana bir suç bulabildim, Ne de kendime bir teselli. Biliyor musun? Bazen güçlü olmak, sessizce dağılmaktır. Ben dağıldım. Ama toparlanmayı beceremedim. Sana “gitme” diyemedim… Ama kendimi de bir daha hiç bulamadım. — İmzasız kaldım, çünkü bu mektubu sen hiç okumayacaksın. Ve ben hâlâ kendimi tamir edemeyeceğim.
Önce yalnızca deniz, yalnızca gökyüzü vardı. Gökyüzünden bir taş indi ve denizin derinliklerine düştü. Taş, koyu bir çamurla kaplandı ve çamurdan kelimeler oluştu
Başlangıç dediğimiz şey çoğu zaman sondur Ve sona ulaşmak bir başlangıç yapmaktır. Son, başladığımız yerdir.

FMK

, bir kitabı okumaya başladı
Megan Hunter
6.2/10 · 257 okunma
Reklam