Ersan arda

Ersan arda
@Meyane
I have a dream... Bu da geçer... Lamelif... Ben yarındım, ancak elimden aldınız bugünümü... İnnâ fetahnâ leke fethan mubîna
Siz birini çok sevmiş olabilirsiniz, hatta karşınızdaki insan da sizi çok sevmiş olabilir ama her şeye rağmen yapamamışsınızdır. Olmaz bazen, yaz mevsiminin ortasında yağmur yağar ve siz o pikniğe gidemezsiniz. Belki zorlarsınız ama bu kez de her yeriniz çamur olur...
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yalan söyleyerek dünyanın öbür ucuna gidersin ama geri dönemezsin. Dostoyevski
Edebiyat
İyi geceler...
Şimdi göğsümdeki ağrının günahı kime yazılsın...
İnsan ve Duygular
İyi geceler... (33)
Şöyle bir geceyi düşün: Saatler belirsizliğe karışmış, pencereden sızan ay ışığı odanın zemininde uzun, soğuk bir çizgi oluşturmuş. Ne uykunun ağırlığı var üzerinde ne de uyanıklığın netliği. Her şey sisli, her şey uzakta. Avucunda, ne olduğunu bilmediğin bir şey tutuyorsun; ne bir eşya, ne de bir anı. Sadece bir boşluk, ama ağırlığı bütün evrene denk. Oturuyorsun ve elindeki o boşluğa bakıyorsun. Onu neyle doldurabilirsin? Bir kelimeyle mi, bir sesle mi, yoksa belki de sadece derin bir nefesle mi? Dışarıdaki dünya durmuş, sadece senin o boşluğunla aranızdaki mesafe kalmış. O boşluk, sana kaybettiklerini mi fısıldıyor, yoksa daha bulmadığın ihtimalleri mi gösteriyor? Şimdi o boşluğu hisset ve düşün. Bu boşluk, senin eksikliğin mi? Yoksa her şeyi yeniden inşa etme şansın mı? O ağırlık, seni aşağı mı çekiyor, yoksa sadece ayakta durman için bir dayanak mı sunuyor? Kim bilir... Belki de hayatının en dolu anı, elindeki o anlamsız boşluğun ta kendisidir. Belki de asıl huzur, onu bir şeyle doldurmaya çalışmaktan vazgeçtiğin o anda gelir. Kim bilir...
Edebiyat
Görülmeyen Detay (32) İYİ GECELER
Şöyle bir gece düşün. Zamanın adının olmadığı, sadece var olmanın olduğu bir an. Gündüz seni sağır eden her şey, şimdi nazikçe susmuş. Geriye sadece gözden kaçan detayların fısıltıları kalmış. Gün içinde önemsiz görüp geçtiğin küçük kırgınlıklar, hızlı bir tebessüm, kaçırılmış bir telefon sesi... O telaşın içinde bir türlü sana ulaşamayan, sessiz, küçük gerçekler. İşte bu gece, onlar teker teker yüzeye çıkıyor. Olan değil, olanın anlamı sana sesleniyor. Kalkıyorsun, mutfağa gidip bir bardak su alıyorsun. Su bardağa dolarken çıkan o ince ses, bütün o kaostan süzülüp kalan berraklığın ta kendisi. O suyun soğukluğu, zihnini anlık bir şokla, sadece o önemli detaya odaklıyor. Bir yudum alıyorsun. O an, hayatındaki tüm gereksiz gürültünün eridiğini hissediyorsun. Sadece o önemli olan kalıyor. Sadece o anın basit gerçeği. Şimdi bir yudum su al ve düşün. Bu su, sadece bir içecek mi? Yoksa sana, o günlük karmaşada gerçekten neyin önemli olduğunu görmen için bir fırsat sunan, en dürüst mercek mi? Kim bilir... Belki de hayatın en büyük anlamı, en büyük detaylar, en sessiz gecelerde ve en basit anlarda gizlidir. Ya da belki de sadece bir bardak su, hepsi bu. Kim bilir...
Edebiyat