Enikler çoğalıp hav hav ettikçe,
Uyuz itler yılışıyor, gel de gör
Zilli kutu sol makamdan öttükçe,
Tüm sığırlar gülüşüyor, gel de gör
Tosbağalar tükürüyor ırmağa;
İki tilki bekçi oldu bir bağa!
Kuyruğu düşmemiş yavru kurbağa
Et yemeğe alışıyor, gel de gör
Kulaktan boynuza geçti küpeler;
Parsellendi dağlar, taşlar, tepeler
Ot üstüne hayâl kuran sıpalar
Her tarafı bölüşüyor, gel de gör
Tavşan tüfek yapar, tavuk bıçağı;
Fareler kediye açtı kucağı
Baykuşlar fitne, fesat ocağı
Harıl harıl çalışıyor, gel de gör
Ağaçkakan aşı vuru oduna;
Bir âlem ki doyulmuyor tadına
Sırtlan hak, adalet, hukuk adına
İnekler buluşuyor, gel de gör
İbibik fermanın aldı feleğin,
Yoldu kartalların tüyün, teleğin
Düzenbaz yılanlar aptal leyleğin
Ayağına dolaşıyor, gel de gör ...