"Biz, kaderin önce birleştirdiği sonra da ezdiği üç insandık."
"Işık bir lamba için neyse kadın, bir ülke için odur. Eğer lambanın yağı bitmek üzereyse ışığı sönmez mi?"
Kitabı çok sevdiğimi söyleyerek başlayacağım cümlelerime. Daha önce kalbime böyle dokunan bir kitabı okuduğumu hatırlamıyorum doğrusu. Aşk öyle doğru öyle temiz anlatılmış ki kitapta diyalogların sayfalarca sürmesi asla rahatsız etmedi beni.
Kitap bana her duyguyu eksiksiz hissettirdi. Pişmanlığı, aşkı, öfkeyi… okurken kendimi durduramayıp ağladım bir süre.
Hele o son…
Kadınların üzerinde ki baskıyı çok güzel anlatmış yazar. Örneğin bir paragrafta;
"Kısır bir kadın her yerde hor görülür, çünkü her erkeğin tek bir arzusu vardır; o da, soyunu devam ettirebilmek için bir erkek çocuğu sahibi olmak."
Kitapta çoğu yerde kadınların gördüğü haksızlıktan bahsedilmişti gerçekten o kadar ruhuma dokundu ki bu kadar üzüleceğimi düşünmemiştim kitaba başlarken.
Kitabı her kadının okuması lazım bana göre. Size farklı bir bakış açısı katacağından eminim…
Sevgiyle kalınn canım dostlarım
Kırık KanatlarHalil Cibran · Kızıl Panda Yayınları · 202312,4bin okunma
“Kadınların gönlü oyuncak değildir…”
Türk dizisi tadında bir kitap okumak istiyorsanız eğer bu kitap tam size göre.
SUPHİ SENDEN İĞRENİYORUM diyerek başlayacağım sözlerime.
Kitabı sevmekle sevmemek arasında kaldım ya çok sevecektim ya hiç. Suphinin olduğu sahnelerin hepsinde kitabı fırlatmak istedim. Ama bir şekilde kendini okutturan bir kitaptı..
KONUSU SPOİLER OLABİLİR!
Zehra’nın intikam ateşiyle yaptığı şeyleri okuyoruz kitapta. Küçük yaşlarından beridir kıskanç ve haset bir yapısı var kızımızın bundan dolayıdır ki babası bu durum için çok endişeleniyor. Aynı zamanda annesini kaybettiğinden bu durumun söneceği yerine daha alevleniyor ve küçük kardeşini bile öldürecek kadar kıskançlık besliyor. Aynı zamanda Zehra’ya olan aşkından deliren (NEFRET EDİYORUM VE İĞRENİYORUM KENDİSİNDEN) SALAK suphi karakterimiz var.
Aşkını ilan ettikten sonra babası evlendiriyor bu iki genci daha sonra güzel bir hayat sunuyor suphi buna, gel zaman git zaman annesi Münire, Zehra ve Suphi aynı köşkte yaşıyorlar. Münire evin işlerini görmesi için bir hizmetçi tutuyor bu kızımız da Sırrıcemal…
Suphi sırrıcemale aşk besliyor hatta şunu geçiriyor içinden.
"Seni seviyorum ama karımdan korkuyorum."
Zehra aşırı kıskanç bir yapısı olduğundan böyle hiç gülmeyen mutsuz ve haset olduğundan bir gram hak verdim suphiye çünkü sırrıcemal böyle değil tam tersi Zehra’nın nazik sabırlı ve kibar.
Ama buna aldanmayın SUPHİNİN HUYU ÇOK KÖTÜ.
Buradan sonra olaylar birbirini kovalıyor Zehra’nın kıskançlıklarını okuyoruz aynı zamanda Zehra’nın intikam ateşiyle yaptığı şeyler o kadar farklıydı ki…
Sırrıcemalden soğuması için bir kadın tutması… ve sırrıcemali evde hamile haliyle bırakıp suphinin o kadınla gece geçirmesi…
Suphi karaktersiz birisi.
SPOİ BİTTİ!
Böyle olayları hiç duymadığımdan çok garip geldi kitap