Bir gece önce yatak odamda olanlardan ikimiz de söz açmadık. Yaşadıklarımız, arabanın içinde bir sır gibi bizimle birlikteydi; küçük odaların, gece düşüncelerinin içinde kalması gereken, gün ışığına çıkarılması uygun olmayan bir şey gibiydi. O konuyu açmak, tehlikeye atmak demek olacaktı, bu yüzden kaçamak bir bakışın, hafif bir gülümsemenin, yanındakinin dizine ihtiyatla konulan bir elin ötesine geçmedik.
Konuştuğun gibi konuşan biri için ilginç olan yalnızca bir dava var bütün Ankara'da. Ama inan bana, anlatmasını bırak, iması dahi risklidir o öykünün. Bizim buralarda kim bilir kaç boşboğaz bu konuda başladığı lafı bitir...
Açıklamasında kuşkusuz bir doğruluk payı vardı.