Bu kitap binlerce yıldır insanlığın cevabını aradığı en mühim soruyu konu ediniyor : Tanrı var mı yok mu?
Peki varsa nasıl bir şeydir?
Tanrı din gönderdi mi yoksa sadece İnsanoğlunun birer uydurması mı?
Dünyada bunca kötülük yaşanırken Tanrı neden suskun durumda?
İnançlarımız Bilim ile çatışma durumuna gelirse onları terk edecek miyiz?
Yaşamın bir anlamı var mı?
Dün tartışıldı, bugün tartışılıyor ve muhtemelen yarın da tartışılacak ve yine çok muhtemeldir ki kesin bir cevaba hiçbir zaman ulaşabilecek durumda olmayacağız. Hatta Aziz Anselm şöyle diyordu:
"Rabbim, eğer sen burada değilsen, eğer hazır değilsen, ben seni nerede arayayım?(...)Ve hangi alametlerle, hangi suret içinde arayayım? Ben seni hiç görmedim, ya Rab, Tanrı'm; ben senin suretini bilmem.Ey yüce rabbim, senden uzak bir sürgünde bu insan ne yapsın?"
O halde aramaktan vazgeçecek miyiz? Size kalmış bunun cevabı... Üzerine sayfalar dolusu inceleme yazmak istedim ama çok uzatıp sıkmak istemiyorum. Din felsefesine merak duyan arkadaşların mutlaka okuması gerektiğini düşündüğüm harikulade bir kitap. Size aradığınız soruların cevabını muhtemelen yine vermeyecek ama en azından bir adım atmış olursunuz. Keyifli okumalar
Akıl ve İnançMichael Peterson · Küre Yayınları · 2009130 okunma
"Dünyanın herhangi bir yerinde elde edilebilecek çok fazla bir şey yoktur. Dünya sefalet ve ıstırapla doludur; ve eğer bir insan bunlardan yakasını kurtarırsa, bilsin ki can sıkıntısı her köşe başında pusuda beklemektedir." sayfa 2
Herhangi bir duygu veya heyecanla renklenmediği kadarıyla günlük olağan hayat yavan ve usandırıcıdır; eğer herhangi bir heyecanla hareketlenirse çok çabuk acı verici hale gelir.sayfa 23
Schopenhaur'a göre insanlar mutlu olamaz. Çünkü Dünya ona göre sefalet ve ıstırap ile dolu. Diyelim ki varlıklı ve huzurlu bir ailede doğdunuz o zaman da can sıkıntısı yakanızı bırakmaz.
Ben şahsen bu düşünceye katılmıyorum. Belki Schopenhaur'ın kendi zamanı için geçerli olabilir ama bugünün dünyasında yapılabilecek o kadar çok aktivite var ki parası ve vakti olan bir insanın can sıkıntısı problemi yaşayacağını sanmıyorum. Ne var ki eğer dış dünyaya karşı çok duyarlı biriyseniz sizi yine mutsuz bir hayat bekliyor demektir
Gelelim benim için kitabın en iyi kısmı olduğunu düşündüğüm "Düşünmek üzerine" kısmına. Schopenhaur düşünmeye kitap okumaktan çok daha fazla önem verir. Çünkü kitaplar başka insanların düşüncelerini ihtiva eder. Oysa ki Schopenhaur her insanın kendi zihnini kullanması gerektiğini düşünür. Buna dair kitaptan bir alıntı yapayım
"Bir insan kendi kendisine düşünerek bir hayli zaman ve çaba sarf ettikten, düşüncelerini bıkıp usanmadan birbirine ulaştıktan sonra bir parça doğruya veya bir fikre ulaşmış olabilir; ama böyle olmayabilir ve aynı şeyi kendisini bunca Zahmete sokmaksızın bir kitapta hazır olarak bulabilirdi. Böyle de olsa, eğer ona kendi kendisine düşünerek ulaşmış ise bu bin kere daha kıymetlidir. Bilgimizi anca! bu şekilde elde etmemiz halinde, elde ettiğimiz şey bütün düşünce sistemimizin bütünleyici bir parçası, canlı bir
Bu kadar meşhur bir romanın ben de çok etki bırakmasını beklerdim ama şahsen beğenmedim. Kitabı zor bitirdim. Hiç kitaba kendimi kaptıramadım ve olay örgüsü cezbetmedi. Tavsiye eder miyim?yani okunacak çok daha iyi kitapların olduğunu düşünüyorum. Herkese keyifli okumalar
Çok değerli bir insanın tavsiyesi üzerine okuduğum Ahmet Telli'nin ilk kitabıydı. Diyebilirim ki hemen hemen her mısrası anlamlı ve güzeldi. Şiir seven arkadaşlara kesinlikle tavsiye ederim.
Hayatım boyunca beni gerçekten ağlatabilmeyi başaran 2.kitap oldu. Normalde bir kitabı kolay kolay tekrar okumam. Ama bu kitabı o kadar sevdim ki tekrar tekrar okumayı düşünüyorum. Cengiz Aytmatov'a da böylesi bir eseri yazmış olduğu için gönülden teşekkür ediyorum.
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Elips Kitapları · 201577,7bin okunma