Mehmet

Mehmet
@Mhmt324
1 okur puanı
Şubat 2026 tarihinde katıldı
6/10
·83 syf.··
2017 42. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2017 00:00
İlkin şunu söylemeliyim; kesinlikle kendimi dünya üzerinde Marquis de Sade'ın düşüncelerine hem fikir olacak insanların yaşamadığını inandırma çabası içerisindeyim. Zira onun düşünce yapısı bana fazlasıyla ağır geliyor ki burada kitabı okuyan birçok okuyucuya da ağır geleceğini düşünüyorum. Kitabı okurken gerçekten midemin bulandığı kısımlar oldu. İnanın 83 sayfayı nasıl bitirdiğime dair en ufak bir fikrim yok. Sadece içimden "Lütfen böyle düşünen insanlar olmasın." diye geçti okurken. İçeriğe gelecek olursam; Eminim benim yaşadığım dönemde varlığı mümkün olmayacak -şükürler olsun ki!- bir dünyadan söz ediyor Sade. Cumhuriyetçi Fransa! Ensest ilişkilerin, sodominin serbest olduğu, keyfinizin istediği zaman çıkıp her köşe başında bulunan genelevlerden birine gidip sizi arzulamayan bir insana zorla sahip olabileceğiniz, cinayeti serbest kılan yasalardan söz ediyor. Kitabı eleştirmem gerek biliyorum fakat ben ne zaman Sade'ı okusam sanki ufak bir çocuk gibi geliyor bana, ciddiye alınmayan bir çocuk. Sürekli bağırıp sizden mantıksız şeyler isteyen. İsteklerinin içeriğini göz önünde bulundurmuyorum bunu söylerken. Sade dini reformdan, Fransa'daki özgürlük devrimine kadar birçok siyasi olaydan yararlanıp her seferinde hapishaneden ve idam cezasından bir şekilde kurtulmayı başarmış biri ve bu yaşadıkları "yüzünden" sürekli olarak ağlıyor, ilgi istiyor. Kendi dünyasını yaratıyor. Kitapta yaşamak istediği dünyayı "cumhuriyetçilik" ilkesi altında bir şekilde tasvir etmiş. Demem o ki Sade'ı sadece onun hakkında bilgi edinmek amaçlı okuyorum. Yaptığım alıntılar onlara katıldığımı kesinlikle göstermiyor. Eğer Sade okuyacaksanız size bir şey katacak ümidiyle okumayın zira bir katkısı olacağını düşünmüyorum. Sadece 18-19. yüzyılda yaşamış saplantı bir adamın düşüncelerini okumuş ve
Felsefe
Cumhuriyetçi Olmak İstiyorsanız Biraz Daha CesaretMarquis de Sade · Sel Yayıncılık · 2016114 okunma
Mehmet
Yazdığın eleştiriye dair şunu söylemeliyim ki, metinleri oldukça yüzeysel bir okumayla, sadece anlatılanları olduğu haliyle anlayarak değerlendirmişsin. Sade’nin eserlerinde bağlama ve alt metinlere inilmediğinde, onun aslında ruhban sınıfına veya uydurulmuş Tanrı kavramına karşı yaptığı o muazzam eleştiriler tamamen saf dışı kalıyor; tıpkı sizin bu eleştiride yaptığınız gibi. ​Sade'nin felsefesinde, başkalarının seni "erdemli olmamakla" suçladığı şeylerden sen büyük bir zevk alıyorsan, bu senin gerçeğindir. Sen de tam olarak onun tanımladığı o erdem tuzağına düşerek onu ahlaki bir zeminde yargılıyorsun. Onu sadece ilgi isteyen bir çocuk olarak görüp geçmek, metnin altındaki devasa siyasi ve toplumsal başkaldırıyı görmezden gelmektir. Sade bize ahlaklı veya ahlaksız olmayı öğütlemez, ahlak denilen şeyin ne kadar toplumsal, kaygan ve manipülatif bir zemin olduğunu gösterir. Birçok eserini okumuş biri olarak şunu da eklemeliyim; dinlerin ve öğretilerinin özündeki dehşet, Sade’nin kurgularından çok daha korkunç ve sarsıcıdır.