İyilikler isteyen bir insanın, önce kendisi iyi olmalıdır: Sevinç isteyen, kendisini sakinleştirmelidir. Şarap isteyen, olgun üzümleri sıkmalı, mucize bekleyen, imanını kuvvetlendirmelidir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ama devletin idaresinde karışıklıklar olur ve bu nedenle kötülükler birbirini takip ederse, insan kafasındaki akıl, kalpteki iyilik ve eldeki güç ve enerji neye yarar? Bu yüksek salondan geniş ülkeye söyle bakan birisi, kendisini kötü bir rüyada sanır. Bir bozukluk başka bir bozukluğa eklenmiş, kanunsuzluklar adeta kanun haline getirilmiş ve bir yanlışlıklar alemi oluşmuştur.
Mantıkçı: Ne eleştiri ne de şüphe benim fikrimi değiştirebilir. Şeytanın bir hüviyeti olmasaydı nasıl olur da şeytanlar var olabilirdi?
İdealist: Varlık benim için artık tamamen bir işkence oldu. Son derece üzgünüm. Burada ilk defa olarak metanetimi kaybediyorum.
Metafizikçi: Ben ise tam aksine, burada bulunmaktan çok memnunum ve buradakilerle birlikte ben de çok seviniyorum. Çünkü şeytanların varlığından iyi ruhların varlığına geçebilirim.
Şüpheci: Onlar küçük pırıltıların peşinde gidiyorlar ve bu şekilde hareket ederek zengin olacaklarını sanıyorlar: Şeytandan daima şüphelenmek gerekir. Onun için burası tam benim istediğim gibi bir yer!
İnsanlara ne kadar hizmet ederseniz ediniz, yine onlara güvenilmez…
…Burada hiçbir hançer yoktur ki kan akıtmamış olsun. Hiçbir kase yoktur ki, insanı hemen öldürecek bir zehri çok sıhhatli bir vücuda içirmemiş olsun. Hiçbir ziynet eşyası yoktur
ki, çok güzel bir kadını baştan çıkarmamış olsun. Hiçbir hançer yoktur ki, onu kullananın düşmanına arkadan saplanmamış olsun.