Mustafa Özülkü

Mustafa Özülkü
@Midoreyas_
Lise
21 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı

Mustafa Özülkü

, bir kitap okudu
8/10
·100 syf.··
Beğendi
·
2021 32. kitabı
Murat Terlemez
8.8/10 · 186 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2021 31. kitabı
@oznurturk_ozoncel @azyayingrubu Muhammed Alper Şenel İlkokul zamanlarıma gittim biraz.. Bazı sayfalarda gözlerim doldu. Bazı sayfalarda kendimi okudum. Öğretmenleri, öğretmenleri değilde annesi olanlar çok şanslıdır. Olgunlaşana kadar ki zamanımızın çoğunu okullarda geçiririz. Öğretmenimizle annemizden daha çok iletişim kurarız. Hayal kurmayı, doğayı, hayvanı, insanları sevmeyi, herkese ve her fikre saygı duymayı öğretir bize. Küçük bedenlerimizi sarıp sarmalar. Adeta kendi çocuğuymuş gibi bakar. Öznur öğretmenimde sarıp sarmaladığı öğrencilerini kaleme almış. Umut olduğu çocukları yazmış. Hayal kurmayı öğrettiklerini... Teşekkürler öğretmenim. Kesinlikle kendinizden izler bulabileceğinizi düşünüyorum. Anlatım sade ve akıcı. Kesinlikle kitaplığınızda bulundurmanız gerektiğini düşünüyorum. Arka kapak yazısı: Dünyaya yeniden gelsem yine ÖĞRETMEN olurdum! Kitapta geçen olaylar 25 yıllık meslek hayatımda, öğrencilerimin iz bırakan yaşanmış öyküleridir. Ufak tefek dokunuşlar olsa da hemen hepsi gerçektir. Şiirler ise hikayelerin mısralara dökülmüş halidir. *Her Eylül Bir Başlangıçtır* hikâyesi ülke genelinde düzenlenen *Hasan Âli Yücel Edebiyat Ödülleri Öğretmenler Arası Kısa Öykü Yarışması*nda ödüle layık görülmüştür. *Her Dokunuş Bir Umuttur* hikâyesi ise 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla öğretmenler arası düzenlenen *Öğretmen ve Umut* temalı öykü yarışmasında ödüle layık görülmüştür. "Hatıraların En Tatlı Aşinası" hikâyesi çocukluğuma ait olup öğrencilerime hediyemdir. Hikâyede geçen öğrencilerimden Avukat Hatice`nin o yılları anlatan pasajlar ile katkısı takdire şayandır. Tüm öğrencilerimle gurur duyuyorum. Bu kitap, yüreği güzel tüm öğretmen ve öğrencilere ithafımdır. SEVGİLERİMLE...
İz Bırakan KardelenlerÖznur Türk · Ares Kitap · 20218 okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2021 30. kitabı
@yarim_kalan_bir_kitap @azyayingrubu "Ne oldum deme ne olacağım de." dememiz gerekiyor sanırım. Düşünsenize ya evde oturuyorsunuz ama kendi dilinizi konuşamıyorsunuz. Sevdiklerinizden vazgeçmek zorunda kalıyor, vatanınızdan ediliyorsunuz. Önce doğum yapmak üzere olan eşinizi kaybediyorsunuz. Daha sonra bebeğe bakamayacağınız için yurda veriyor ve oğlunuzla birbirinize sahip çıkmaya çalışıyorsunuz. Bir babanın evladından vazgeçmek zorunda kalması... Ne kadarda üzücü değil mi? Anlatmaya devam etmek isterim ama okuyacak arkadaşlara mani de olmak istemem o yüzden çok devam etmeden birkaç alıntı bırakıyorum. İnsan çaresizliği en çok; Kalbin "Evet." Aklın ise "Hayır." dediği yerde hisseder. Annesi olmayan çocuklar kaybetmeye alışkandırlar, kaybetmeye meyillidirler. Kaybedecek bir şeylerinin kalmadığına inanırlar çoğu zaman. Annesi olmayan çocukların günleri susuz geçer, çöl ortasındadırlar, yaprakları kuruyunca dökülür, dikenleriyle kalırlar. Ve onlar hiçbir zaman çocuk olmayacaktır artık. Tıpkı benim gibi, annesiz yaşadığım yıllarım gibi! Arka kapak yazısı: Şoför yorgunluktan bitkin bir hâldeydi; ama yine de kamyonu İstanbul’a kadar tek başına altı saatlik uykuyla getirebilmişti. Bu arada doğu sınırlarını terk edene kadar, kamyonun jandarma kontrol noktalarında sık sık durdurulması, içinin aranıp taranması, kimlik kontrolleri, ince ince sorularla soruşturulmaları da cabasıydı tabii. İncil’de geçen Hz. İsa’nın *çözüm önerisine* binaen; ilk taşı günahsız olan atabilmiş miydi acaba? Ya da şöyle mi sorulmalıydı: İlk taşı atmak için, günahsız olan var mıydı?.. Hayat ikilemlerle; adalet adaletsizlikle, barış savaşla, beyaz siyahla sınanırken; açlık tokluğa özenirken, şiddet şefkate hükmederken, dünya yorulmuş, üstündekileri artık telef edip dökmek isterken depremlerle,
Yarım Kalan Bir KitapMurat Durmaz · Lebis Kitap · 202165 okunma
8/10
·294 syf.··
Beğendi
·
2021 29. kitabı
@sevincakgunofficial @kdysosyal @myhopestars Selamlar canlarimm. Çok güzel bir kitapla geldim. Açıkçası ilk başlarda çok kavrayamadım, bazı şeyler kafamda tam anlamıyla oturmadı. Ancak daha sonra her bir sayfada hepsi birer birer cevap buldu ve aklımda oturmayan ne varsa her şey oturdu. Çoklu kişilik bozukluğu olan bir kızçemiz var. Hazan. Çoklu kişilik bozukluğu: Çoklu kişilik bozukluğu kişinin hayatını ciddi şekilde etkileyen psikolojik bir rahatsızlıktır. Zihin bölünmesi olarak da adlandırılabilmektedir. Bir insanda birden fazla kimlik oluşması şeklinde ortaya çıkmaktadır. Hazanında dört farklı kişiliği var. Zamanla hepsi Hazanın birer parçası haline gelmiştir. Hazana biraz bağlanmış olabilirim. Hatta belki birazında ötesine geçmiş olabilir bu bağlanma. Bazı sayfalarda gerçekten çıkıp ona sarılmak istedim.. Aşkın, gizemin, aksiyonun ve daha birçok şeyin harmanlandığı sade ama etkili bir anlatıma sahip, betimlemeleri yerinde ve olay kurgusunu nakış işlercesine işleyen yazarımızı tebrik ederim. Arka kapak yazısı: Nova, Haydar’ın gidişi ile derin bir nefes alıp kendini dizlerinin üstüne bıraktı. Karan’a yardım etmek istedi ama Karan ona eli ile dur işareti yaptı. Gözlerinde korku vardı. “Nesin sen?” Nova geri geri gidip sırtını duvara yasladı. Karan’ın gözlerine bakmak dahi acı veriyordu. Başını dizlerine saklayıp içini saran bir yara gibi canını yakan her şey için akıttı gözyaşlarını. Karan bitik hâlde sırtını bir duvara dayamış, Nova ise tam karşısındaki duvara dayanmış öylece oturuyorlardı. Karan gözlerini sımsıkı kapadı, tüm yaşananlardan dolayı en çok kendini suçluyordu. “Tüm her şey koca bir yalan, gerçek olamayacak bir hayale âşık oldum. Onca zaman nasıl anlayamadım?” diye geçirdi aklından. Peki şimdi ne olacaktı? Bir yalana mı sarılacaktı? Yoksa her şey
MeddücezirSevinç Akgün · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20214 okunma