Mustafa Özülkü

Mustafa Özülkü
@Midoreyas_
Lise
21 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
9/10
·234 syf.··
Beğendi
·
2021 34. kitabı
Korkuların Kokusu ¦ Denizcan Kahveci. Denizcan KahveciDenizcan Kahveci @gecekitapligi Selam... Biraz ürperticiydi aslında. Ancak sürükleyici oluşu ürperseniz bile bir sayfa daha okumanıza sebebiyet veriyordu. Anlatım sade ve akıcıydı. Kurgu gayet kaliteli ve özgün. Betimlemeler yerinde, olay ve kişi örgüsü de gayet yerinde. Öldürmekten, insanların korkularından beslenen bir yaratık.. Her 50 yılda bir dünyaya geliyor. Geldiği bölgedeki insanların korkularından beslenerek güçleniyor. İnsanların korkularına bürünüyor ve canlarını alıyor. Peki ya bizim grup korkularına yenik düşmeyip sonuna kadar savaşabilecek mi? İntihar et. İntihar et. İntihar et... Ondan korkmamalıyız. Ne kadar fazla korkarsak bizi o kadar çabuk öldürür. Unutmayın, korku ölüm getirir. Aslında onlar benim bildiklerimi bilmiyorlar, beni anlamıyorlar. Bana bu yüzden deli diyorlar. Arka kapak yazısı: "Korktuğumuz onca şey: karanlık, bilinmezlik, açlık" "Kayıplar, ölümler, savaşlar, tabularımız" "Nefret ettiklerimiz, düşmanlar, insanlar, hayvanlar… "Zihninden kaçarken dikenli yol üzerindesin Doğru yolda darbelere gebesin Kimse olamaz sana rehber Çünkü insan her şeyi ister"
Korkuların KokusuDenizcan Kahveci · Gece Kitaplığı · 202112 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2021 33. kitabı
Sızı ¦ Gülali MORKOÇ @gulali_morkocofficial @platanus.publishing Sevmek.. Her ne kadar kolay bir şey gibi gözükse de inanın çok zor. Bazen birbirlerini gerçekten sevenlere bakıp. Keşke bende böyle sevebilsem diyorum. Kitabı okurkende keşke böyle sevse herkes dedim kendi kendime. Aşk temalı bir şiir kitabı. Gayet etkileyici bir kalemle ele alan şairimizin kalbinden öpüyorum.. Sevip sevilmediğini, Sonuçsuz kalan çabalarını, Seni ya seni, Umutsuz günlerini, Ben seni anlıyorum... Önümde şişem, Çıkartsam ajamdamı, İçtikçe yazsam, Yazdıkça ağlasam, Ağladıkça özleminde boğulsam, Boğuldukça acılara isyan etsem, Haykırdıkça içsem, İçsem...
SızıGülali Morkoç · Platanus Publishing · 202115 okunma
8/10
·100 syf.··
Beğendi
·
2021 32. kitabı
Frau ¦ Murat Terlemez. @muraterlemez @lunayayinlari Merhaba umarım iyisinizdir. Bugün 1518 yılında Starsburg şehrinde yaşanan bir dans salgınına gidiyoruz. Ana karakterimiz Frau ve eşi Herr. Onlar birer çiftçi ve birbirlerine çoook aşıklar. Yardım etmek amacıyla gittikleri bir şehirde salgına yakalanırlar. İnsanlar bu salgına “Aziz Vitrus” laneti adını vermişler. Kelime anlamı “Aşk ile ölüm” olarak bilinmektedir. Akıcı ve usta dille yazılmış bu kitabı klasik okumayı seven arkadaşların çok seveceğini düşünüyorum. Eğer sizde klasik okumayı seviyorsanız. Kitaplığınızda Frau’ya yer ayırmalısınız. -Tanrı tüm hayvanları korusun. -Bu bedenim ya toprak olursa! Hem de Herr'i dinlememe in azabıyla! Üstelik onu çok seviyorken yalnız bırakmam beni fazlasıyla kahreder.. -'Gerçekten Aziz Vitus' un gazabı mıydı Frau'ya gelen musallat, yoksa Aziz Vitus ile salgına bulunan çare miydi bu çılgın hareketli ruhları temizleyen?' Arka kapak yazısı: Herr, karısının mısır sarısı saçlarının tozunu, toprağını temizliyor, bitlerden ayırmaya çalışıyordu. Gözlerinin tamamının kapandığını gören Herr, onu uyandırmadan yarı kapalı gözleriyle saçlarına dokunmaya başlıyordu... Teninden akıp tüm bedenine hükmeden terinin kokusunu içine çekiyor, ellerini bırakmadan sımsıkı sarılıyordu. Alnına bulaşan çamur izlerini eliyle uzaklaştırmaya çalıştığında, gözlerinin kımıldadığını görüyor, dokunmayı bırakıyordu. Sadece izlemekle yetiniyordu. Zaten bedeni, bedenini sarmış, onun koynunda güneşin doğmasını bekliyordu...
FrauMurat Terlemez · Luna Yayınları · 2021186 okunma
9/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2021 31. kitabı
@oznurturk_ozoncel @azyayingrubu Muhammed Alper ŞenelMuhammed Alper Şenel İlkokul zamanlarıma gittim biraz.. Bazı sayfalarda gözlerim doldu. Bazı sayfalarda kendimi okudum. Öğretmenleri, öğretmenleri değilde annesi olanlar çok şanslıdır. Olgunlaşana kadar ki zamanımızın çoğunu okullarda geçiririz. Öğretmenimizle annemizden daha çok iletişim kurarız. Hayal kurmayı, doğayı, hayvanı, insanları sevmeyi, herkese ve her fikre saygı duymayı öğretir bize. Küçük bedenlerimizi sarıp sarmalar. Adeta kendi çocuğuymuş gibi bakar. Öznur öğretmenimde sarıp sarmaladığı öğrencilerini kaleme almış. Umut olduğu çocukları yazmış. Hayal kurmayı öğrettiklerini... Teşekkürler öğretmenim. Kesinlikle kendinizden izler bulabileceğinizi düşünüyorum. Anlatım sade ve akıcı. Kesinlikle kitaplığınızda bulundurmanız gerektiğini düşünüyorum. Arka kapak yazısı: Dünyaya yeniden gelsem yine ÖĞRETMEN olurdum! Kitapta geçen olaylar 25 yıllık meslek hayatımda, öğrencilerimin iz bırakan yaşanmış öyküleridir. Ufak tefek dokunuşlar olsa da hemen hepsi gerçektir. Şiirler ise hikayelerin mısralara dökülmüş halidir. *Her Eylül Bir Başlangıçtır* hikâyesi ülke genelinde düzenlenen *Hasan Âli Yücel Edebiyat Ödülleri Öğretmenler Arası Kısa Öykü Yarışması*nda ödüle layık görülmüştür. *Her Dokunuş Bir Umuttur* hikâyesi ise 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla öğretmenler arası düzenlenen *Öğretmen ve Umut* temalı öykü yarışmasında ödüle layık görülmüştür. "Hatıraların En Tatlı Aşinası" hikâyesi çocukluğuma ait olup öğrencilerime hediyemdir. Hikâyede geçen öğrencilerimden Avukat Hatice`nin o yılları anlatan pasajlar ile katkısı takdire şayandır. Tüm öğrencilerimle gurur duyuyorum. Bu kitap, yüreği güzel tüm öğretmen ve öğrencilere ithafımdır. SEVGİLERİMLE...
İz Bırakan KardelenlerÖznur Türk · Ares Kitap · 20218 okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2021 30. kitabı
@yarim_kalan_bir_kitap @azyayingrubu "Ne oldum deme ne olacağım de." dememiz gerekiyor sanırım. Düşünsenize ya evde oturuyorsunuz ama kendi dilinizi konuşamıyorsunuz. Sevdiklerinizden vazgeçmek zorunda kalıyor, vatanınızdan ediliyorsunuz. Önce doğum yapmak üzere olan eşinizi kaybediyorsunuz. Daha sonra bebeğe bakamayacağınız için yurda veriyor ve oğlunuzla birbirinize sahip çıkmaya çalışıyorsunuz. Bir babanın evladından vazgeçmek zorunda kalması... Ne kadarda üzücü değil mi? Anlatmaya devam etmek isterim ama okuyacak arkadaşlara mani de olmak istemem o yüzden çok devam etmeden birkaç alıntı bırakıyorum. İnsan çaresizliği en çok; Kalbin "Evet." Aklın ise "Hayır." dediği yerde hisseder. Annesi olmayan çocuklar kaybetmeye alışkandırlar, kaybetmeye meyillidirler. Kaybedecek bir şeylerinin kalmadığına inanırlar çoğu zaman. Annesi olmayan çocukların günleri susuz geçer, çöl ortasındadırlar, yaprakları kuruyunca dökülür, dikenleriyle kalırlar. Ve onlar hiçbir zaman çocuk olmayacaktır artık. Tıpkı benim gibi, annesiz yaşadığım yıllarım gibi! Arka kapak yazısı: Şoför yorgunluktan bitkin bir hâldeydi; ama yine de kamyonu İstanbul’a kadar tek başına altı saatlik uykuyla getirebilmişti. Bu arada doğu sınırlarını terk edene kadar, kamyonun jandarma kontrol noktalarında sık sık durdurulması, içinin aranıp taranması, kimlik kontrolleri, ince ince sorularla soruşturulmaları da cabasıydı tabii. İncil’de geçen Hz. İsa’nın *çözüm önerisine* binaen; ilk taşı günahsız olan atabilmiş miydi acaba? Ya da şöyle mi sorulmalıydı: İlk taşı atmak için, günahsız olan var mıydı?.. Hayat ikilemlerle; adalet adaletsizlikle, barış savaşla, beyaz siyahla sınanırken; açlık tokluğa özenirken, şiddet şefkate hükmederken, dünya yorulmuş, üstündekileri artık telef edip dökmek isterken depremlerle,
Yarım Kalan Bir KitapMurat Durmaz · Lebis Kitap · 202165 okunma