Elif Seven

10/10
·408 syf.·
2025 7. kitabı
Merhabalar. Kitap Behiye,Suad ve Rıdvan olmak üzere üç karakter üzerinden ilerliyor. Karakterlerden Rıdvan ansızın mektuplar almaya başlıyor. Kim tarafından bırakıldığı belli olmayan bu mektuplar, elli üç yıl önce iki kardeşin-Behiye ve Suad-birbirine yazdığı mektuplar. Okurken hem iki kardeşin hikayelerini hem de Rıdvan'ın anılarını, gizemli postacıyı arayışını da okuyoruz. Kitabın dilini ve kurgusunu çok beğendim. Hatta uzun zamandır okuduklarım arasında en beğendiğim kitap bile olabilir. Mektupların dili kuru bir anlatımdan ziyade oldukça içten, betimleyerek yazılmış. Her ne kadar mekân betimlemelerini sevmesem de duygu betimlemeleri için durum tam tersi. Bu içten yazımdan dolayı kitapta illaki kendinizden bir şeyler bulabiliyorsunuz. Hatta açıklayamadığınız ya da anlatamadığınız duygularınıza bile rastlayabilir "İşte aslında tam olarak böyle!" diyebilirsiniz. Kitabın içerisine tarihi dönemlerde oldukça iyi yerleştirilmişti. Bir tarih kitabı okuyor hissi hissetmeden, sıkılmadan bazı tarihi olaylara, dönemlere de tanık oluyorsunuz. Tek eleştirim kitabın arka kapak yazısının aksine bence o kadar da gerilim kitabı değil. Eğer daha öncesinde de polisiye,gerilim,korku gibi kategorilerden okumalar yaptıysanız ve bu kitabı da o niyetle almak istiyorsanız beklentinizi karşılayabileceğini pek sanmıyorum. Evet yer yer içinde gerilim vardı fakat bu kitabın tamamına oranla bence oldukça az kalıyordu. Duygusal derinliği, yoğunluğu olan, bayağı olmayan süslü cümleler okuyup içinde kendinizden de birer parça bulacağınız bir kitap okumak istediğinizde -özellikle de sonbahar, kış mevsiminde- kesinlikle şans vermeniz gereken bir kitap. Bir çok cümlesinin altını çizmek istedim, okurken de çok keyif aldım. Suad karakterinin yaşadıkları, duyguları bana gerçekten dokundu ve kendisi
1000Kitap
Saklı Bahçeler HaritasıNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20253,983 okunma
Reklam
10/10
·560 syf.·
2023 3. kitabı
Merhabalar. Kitabın konusunu kısaca özetlersem Ralph Anderson ve ekibinin vahşice öldürülen ve henüz bir çocuk olan Frank Peterson'ın katilini yakalaması diyebilirim. Bu katil herkes tarafından sevilen, temiz bir geçmişi,sicili, olan Terry Maitland. Merak etmeyin bu bir spoiler değil çünkü kitabın ilk sayfalarında bu açıkça belirtiliyor. Nasıl oluyor da bu kadar iyi,sevilen biri katil olarak addediliyor derseniz de cevap çok basit aslında bir çok görgü tanığı ve olay yerindeki DNA'lar sayesinde.Her ne kadar kitap çoğu polisiye mantığına göre sondan başlamış gibi dursa da göz altına alınan Terry Maitland'ın olay günü ve olay saatinde olay yerinden oldukça uzakta olduğu, bunu kanıtlayabilecek şahitlerinin de olduğu ortaya çıkınca olaylar başlıyor ve bir anda polis ekibi kendisini garip bir durumun içinde buluyor. Kitap ise bu durumu çözmeye çalışmakla devam ediyor. Spoiler vermemek adına konusunu burada bırakıp kitabın dilini yorumlamak istiyorum. Kitap tabi ki de oldukça akıcı ilerliyor. İnsanı yormadan ve merak duygusunu sürekli tutarak ilerliyor. En çok hoşuma giden ise yazarın olayları geçişli anlatması. Örneğin kitabın ilk sayfasında Terry'nin tutuklanmasını anlatırken ikinci sayfasında tanıkların sorgusunu anlatması. Ve bu olay sonlara doğru çok daha zevkli bir hâle gelip insanda film izliyormuş etkisi yaratıyor. Bir diğer güzel yanı ise bu geçişler okuyucuyu zorlayan, takip etmeyi güçleştiren şekilde de değil. Yazarın tıpkı bunun gibi kitabı yönlendirmesi de oldukça ustaca diyebilirim. Kitabın yarısından sonra değişen gidişatı da oldukça homojen bir geçişle sanki farklı bir kitaba geçmişsiniz hissi vermeden kendiliğinden akarak yolunu bulmuş gibiydi. Ve gerçekten yer yer korkuyu, üzüntüyü, heyecanı da gayet güzel hissettirilmişti. Şunu da rahatlıkla
YabancıStephen King · 20183,350 okunma