Düşünmek canımı acıtıyor, hatırlamak yaralarımı kanatıyordu. Ne gün ışığına bakabiliyor ne insan sesine katlanabiliyordum. Perdelerin güneşe karşı zırh gibi gerildiği karanlık odamda, yorganı gözlerimin üzerine kadar çekiyor, yemeden, içmeden ve konuşmadan öylece yatıyordum.
Mutluluğu beceremezsen de denemekten korkmadın. Ben hayatın hayalini kurmakla avundum, sense bizzat yaşadın. Bencilliğine öfkeliyim ama bunun haricinde seni ancak kıskanabilirim. Zira sen, benim yapmak isteyip yapamadığım, olmak isteğim olamadığım her şeysin kardeşim!