Mâlik bin Dinar buyuruyor:
" Ey Kur'an ehli! Kur'an sizin kalbinize ne gibi bir tohum ekti? Biliniz ki yağmur yeryüzünün baharı olduğu gibi, Kur'an da, müminin baharıdır."
"Ümmetim dinar ve dirheme (servete) fazla değer verdiği zaman, onlardan İslam'ın heybet ve azameti sökülüp alınır.
İyiliği emretmek ve kötülüğü terk etmeyi terk ettikleri zaman da vahyin bereketinden mahrum olurlar.
Tevrat ta şöyle gelmiştir:
"Ey kulum! Benden utanmaz mısın? Bazı arkadaşlarından sana bir mektup geldiğinde Yolda yürüdüğün halde yolun bir kenarına çekilip, o mektubu okumak için, oturup onu okur, tek tek tedkik edip bir noktasını dahi gözden kaçırmayıp anlamaya çalışırsın. İşte bu benim kitabımdır, sana indirdim. Dikkat et. O kitapta senin için ne kadar hüküm beyan etmişim. Ve orada enine boyuna düşünmen için nice ahkâmı senin için tekrarlamışım. Bütün bunlardan sonra yine de sen o kitaptan yüz çeviriyorsun. Acaba ben bir takım arkadaşlarından senin yanında daha mı kıymetsizim ki böyle yapıyorsun? Ey kulum! Senin bazı arkadaşların yanında oturduğu zaman, bütün varlığınla ona dönüyorsun. Bütün kalbinle onun konuşmasını dinlemektesin. Eğer o konuşurken başka birisi konuşmak ister veya onun konuşmasından seni meşgul eden herhangi bir mâni baş gösterirse, derhal o ikinci konuşmacıya işaret ederek onun susmasını talep ediyorsun. Dikkat et! İşte ben sana yönelmiş, seninle konuşuyorum. Halbuki sen kalbinle benden yüz çevirmektesin. Acaba beni bazı arkadaşlarından dahamı ehven görüyorsun?"