Hasan el Basri (r.h) şöyle demiştir:
"Allah'a Yemin ederim, Kur'an'ı Kerim'den daha üstün bir zenginlik olmadığı gibi, ondan mahrum olmaktan da daha fakirlik yoktur."
Resulullah (s.a.v) şöyle buyuruyor:
مَن قرأ القرآنَ ثمّ رأى أنَّ أحدًا أُوتِيَ أفضلُ مما أوتيَ فقدِ استَصْغَرَ ما عَظَّمهُ اللهُ تعالى.
"Kim Kur'an-ı okuduktan sonra herhangi bir kimsenin kendisine verilen bu nimetten daha üstün bir nimete sahip olduğunu düşünürse muhakkak o, Yüce Allah'ın büyüttüğü nimeti küçümsemiş olur."
Resulullah s.a.v şöyle buyurdu;
إنّ هذه القلوب تَصْدأُ كما يصْدأُ الحديدَ فقيل يا رسول الله وماجلاؤُها فقال تلاوة القرآن ، وذِكْرُ الموتِ
"Demirin paslandığı gibi, kalpler de paslanır."
Denildi ki "Ey Allah'ın Resulü! O halde kalplerin cilası nedir?"
Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: "Kur'an-ı okumak ve ölümü hatırlamaktır."
Fudayl b. İyad (r.a) oğluna diyor ki:
Bana, insanların çevresinden oldukça uzakta olan bir ev satın al.
Şayet onlar, benim bir hatamı yakalasar, beni halka rusvay ederler.
Eğer, kendilerinde olmayan bir güzel nimeti bende görseler, bu defa da beni haset (kıskançlık, çekememezlik) ederler.