Bir kitap okuduğumda, onun için deli olur, ona güvenip empati duyar, onu özümser ve hayatımın bir parçası haline getirir, başka bir kitap okuduğumda ise anında değişiveririm. İnsanların sahip oldukları şeyleri çalıp onları düzgün bir şekilde yeniden yaratma becerisi, bu sahtekarlık, benim özel bir yeteneğim. Bu sahtekarlıktan, kurnazlıktan gerçekten nefret ediyorum.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Otların hepsi aynı olmasına rağmen neden bazılarını koparmak, bazılarını ise bırakmak istediğimi anlamıyorum. Sevimli ve sevimli olmayan otlar, şekil olarak çok farklı olmayan ama yine de sevilesi ve nefretlik otlar diye neden birbirinden ayrılıyorlar acaba? Bir mantığı yok.
Sonuçta benim boş zamanım çok olduğu için ve hayatın zorluklarıyla falan da uğraşmadığımdan her gün gördüğüm, duyduğum yüzlerce, binlerce şeyin akışıyla baş edemiyorum. Ben öyle dalmışken, hayaletlere dönüşüp ardı ardına süzülüyorlar mı acaba diye merak ediyorum.
Ama sonuçta gözlüklerimi sevmiyorum. Gözlüklerimi taktığımda yüzümde ifade diye bir şey kalmıyor. Gözlük, yüzde ortaya çıkan duygu, romantizm, güzellik, öfke, zayıflık, masumiyet, hüzün gibi birçok şeye ket vuruyor.
Ayrıca gözle iletişim kurma işini de absürt bir şekilde imkansızlaştırıyor.
Gözlük bir hayalet gibidir.