Hz. Muhammed (s.a.s) ♡ Hz. Ebubekir
Mus’ab b. Umeyr ♡ Selahaddin-i Eyyûbî
KörNişanlı 𓊘
Dost istersen الله yeter.
İncinsen de incitme!
(Eklenenler daha önce okuduğum kitaplardır.)
263. Allah yolunda mallarını harcayanların örneği, yedi başak bitiren bir tane gibidir ki, her başakta yüz tane vardır. Allah dilediğine kat kat fazlasını verir. Allah'ın lütfu geniştir, O her şeyi bilir.
262. Mallarını Allah yolunda harcayıp da arkasından başa kakmayan, fakirlerin gönlünü kırmayan kimseler var ya, onların Allah katında mükafatları vardır. Onlar için korku yoktur, üzüntü de çekmeyeceklerdir.
264. Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde malını gösteriş için harcayan kimse gibi, başa kakmak
ve incitmek suretiyle yaptığınız hayırlarınızı boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan düz kayaya benzer ki, sağnak bir yağmur isabet etmiş de onu çıplak kaya haline getirivermiştir. Bunlar kazandıklarından hiçbirisine sahip olamazlar. Allah, kafirleri doğru yola iletmez.
265. Allah'ın rızasını kazanmak ve ruhlarındaki cömertliği kuvvetlendirmek için mallarını hayra sarfedenlerin durumu, bir tepede kurulmuş güzel bir bahçeye benzer ki üzerine bol yağmur yağmış da iki kat ürün vermiştir. Bol yağmur yağmasa bile, bir çisinti düşer. Allah, yaptıklarınızı
görmektedir. (Bakara suresi)
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hz. İbrahim'in "ölüleri nasıl diriltirsin" diye sorması, Allah'ın kudreti hakkında şüphesinden değil, diriltme olayının nasıl cereyan ettiğini öğrenme merakındandır.
"Nasıl" manasına gelen “كيف” nin kullanılmış olması da bunu göstermektedir. Keyfe, durumu sormak için kullanılan bir edattır. Peygamberimiz (s.a.v.)"in şu sözü de bu manayı pekiştirir: “Biz şüpheye, İbrahim'den daha yakınız".
Yani biz şüphe etmiyorsak, İbrahim'in şüphe etmemesi daha evladır
Mücahid şöyle der: Dünyanın doğularına ve batılarına dört kişi hakim olmuştur. Bunlardan ikisi mü'min, ikisi kafirdir. Mü'minler Davud oğlu Süleyman ile Zülkarneyn'dir.
Kafirler ise, Nemrut ile Beyt-i Makdis'i harap eden Buhtunnasr'dır.