İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz fiillerimin daimi bir modülünü bulmuştum : Buna içimdeki şeytan diyorum ; müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde , haksızlığa , tesadüfün cilvesine uğraşmış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. Halbuki ne şeytanı azizim , ne şeytanı ?
Bu bizim gururumuzun,salaklığımızın uydurması...